Bilgi Toplumuna geçiş sürecinde, bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı hayatın kritik unsuru halini almıştır. Birçok aktivitenin bilgi ve iletişim teknolojileri kullanarak gerçekleştirilmesi hayatımızı kolaylaştırdığı gibi, daha fazla bilişim suçunun da karşımıza çıkmasına neden olmuştur.

Gelişen Bilgi ve İletişim Teknolojileri birçok suç unsurunun teknolojik araçlar vasıtası ile farklı boyutlarda karşımıza çıkmasını sağlamıştır. Özellikle internet ortamında işlenmekte olan suçlar tüm dünyada önemli bir sorun olarak görülmektedir. Neredeyse tüm ülkelerin bilişim suçlarıyla mücadele etme, suç oluşturan eylemler ve cezai niteliklerinin belirlenmesi için yoğun çaba sarf ettikleri görülmektedir. 

Ancak ne yazıktır ki, ülkemizde bilişim suçları ile mücadele konusunda bir türlü istenilen seviyeye ulaşılamadığı görülmektedir. Yaklaşık 4 yıldır gerekli olan bilişim suçları yasanın çıkarılması için bir takım çalışmalar yapılmasına, özellikle geçtiğimiz hükümet döneminde yasa çıkacak seviyeye kadar gelinmesine rağmen söz konusu yasanın halen çıkarılamamış olması son derece manidardır. Son yıllarda çok hızlı bir şekilde bilişim suçları bağlamında artış olduğu bilinmektedir. Bu nedenle de yasanın ivedilikle görüşülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. 

Bildiğiniz gibi tüm dünyada Bilişim Suçları

1. İstenmeyen İletilerin Gönderilmesi
2. Dolandırıcılık
3. Müstehcen veya Saldırgan İçerik
4. Rahatsızlık Verme / Taciz etme
5. Korkutma ve Hakaret
6. Uyuşturucu Kaçakçılığı ve Yasa Dışı Ürün Satışları
7. Siber Terörizm
8. Siber Savaş

Olmak üzere sekiz ana başlık altında ele alınmaktadır. Üzerinde son yıllarda tartışılmakta olan yasa tasarısının da son derece kapsamlı bir şekilde hazırlandığı ve neredeyse birçok konuyu kapsadığı görülmektedir. Bu bağlamda önceki hükümet tarafından hazırlanan tasarının ivedilikle yeniden gündeme getirilmesi gerekmektedir.   


Ben bugün konuşmamda oluşturulacak olan yeni yasada mutlaka yer verilmesi gerektiğini düşündüğüm özel konuları gündeme getirmek istiyorum. Bu konuların temelini çocuklar oluşturmaktadır. Şirketler, bankalar, üniversiteler vb. alanlarda yaşanmakta olan bilişim suçlarını önlemeye çalışacağımız yasanın içerisinde öncelikli olarak, büyük sorunlara maruz kalan çocuklarımızı da koruyucu bir yapı oluşturmamız gerekmektedir. 

Günümüzde İnternet, cep telefonu ve bilgisayar birçok çocuğumuzun, çok küçük yaşlarda kullanmaya başladığı teknolojik araçlar konumuna gelmiştir. Ancak takdir edersiniz ki birçok çocuğumuzun gerçek hayatta karşılaştıkları suç ortamları ile internet veya sanal ortamlarda da karşılaşma durumları da artmıştır. Hatta çocuklarımızın uzun süre cep telefonu veya bilgisayar başında zaman geçirdiğini düşünecek olursak, çocukların bilişim suçları ile karşılaşma olasılıklarının son derece arttığını söylemek doğru olacaktır. Özellikle hırsızlık, dolandırıcılık, zorbalık ve cinsel istismar gibi suçların internet ortamında çocukları daha çok hedef aldığı da görülmektedir. 

Birçok çocuğumuz, bugün birtakım dolandırıcılar tarafından ailesinin haberi olmadan kredi kartlarını kullanmak yoluyla dolandırılmakta, ya da sanal ortamda zorbalık ve istismar olayları ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu bağlamda çıkarılacak olan yasada mutlaka özellikle çocuklara karşı yapılan suçların da yer alması bir zorunluktur. Hatta yasanın da ötesinde çocuk bilişim hukuku konusunda da etkin adımları atılması gerekmektedir. 

Yapılacak olan düzenlemelere, özellikle Avrupa Konseyi tarafından Strazburg’da imzalanan Sanal /Siber Suçlar sözleşmesinden en yüksek seviyede yararlanmamız gerekmektedir. Bildiğiniz üzere, Sanal Suçlar Sözleşmesi, bilgisayar ve internet suçlarını içeren ilk uluslararası sözleşmedir. Bu sözleşme gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde bize yol gösterici düzeyde olacaktır. Ayrıca, çocuk haklarına dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi de mutlaka çıkartılacak yasalarda göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle bu sözleşmenin 32. Maddesi mutlaka bizim de üzerinde durmamız gereken bir konudur. Söz konusu sözleşmenin ilgili maddesi uyarında,  “çocuğun yasadışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılması veya zorlanmasını, çocukların fuhuş ya da diğer yasadışı cinsel faaliyette bulundurularak sömürülmesini, çocukların pornografik nitelikteki gösterilerde ve malzemede kullanılmasını önlemek amacıyla ulusal ve ulusal arası düzeyde gerekli her türlü önlemi alırlar” denilmektedir. Bu bağlamda da gerek Avrupa Konseyi gerekse Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan sözleşmelere uyumlu bir yasa çalışmasının yapılması son derece önemlidir.

Sözlerime son verirken, geçtiğimiz hükümet döneminde belli bir seviyeye getirilmiş olan “BİLİŞİM AĞI HİZMETLERİNİN DÜZENLENMESİ VE BİLİŞİM SUÇLARI YASA TASARISI” nın ivedilikle gündeme getirilmesi ve sonuçlandırılması gerektiğini vurgulamak isterim.