Kabuklu deniz canlılarının acı hissedebildiğinin bilimsel olarak kabul edilmesi, Birleşik Krallık’ta mutfak uygulamalarını ve hayvan refahı politikalarını yeniden gündeme taşıdı. Canlı kaynatma yöntemi için henüz bağlayıcı bir yasak bulunmazken, hükümet ve uzmanlar “acı çekmeden öldürme” yöntemlerine geçilmesini öneriyor.
Birleşik Krallık’ta 2021 yılında yürürlüğe giren Hayvan Refahı (Duyarlılık) Yasası kapsamında ıstakoz, yengeç, ahtapot ve benzeri kabuklu deniz canlılarının acı hissedebilen canlılar olduğu resmen kabul edilmişti. Bu gelişme, özellikle restoran mutfaklarında uzun yıllardır uygulanan canlı canlı kaynatma yöntemini yeniden tartışmaya açtı.
Hükümet tarafından yayımlanan rehberlerde, söz konusu canlıların mümkün olan en kısa sürede ve acı çekmeden öldürülmesini sağlayan yöntemlerin tercih edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ancak mevcut durumda, Birleşik Krallık genelinde restoranları bağlayan açık ve doğrudan bir “canlı kaynatma yasağı” bulunmuyor.
Buna rağmen Galler ve İskoçya gibi bazı bölgelerde yasaklama ihtimali üzerine istişare süreçleri yürütülürken, bazı restoranlar ve şefler etik gerekçelerle canlı kaynatma uygulamasını kendi inisiyatifleriyle terk etmeye başladı. Elektrik şoku veya mekanik yöntemler gibi alternatifler, hayvan refahı açısından daha kabul edilebilir seçenekler olarak öne çıkıyor.
Hayvan hakları savunucuları, bu yaklaşımı etik bir ilerleme olarak değerlendirirken, sektör temsilcileri ise artan maliyetler ve geleneksel mutfak uygulamalarının zorlanacağı görüşünde. Tartışmanın önümüzdeki dönemde yasal düzenlemelere dönüşüp dönüşmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.





