Hayatını kaybedenlerin yüzde 85’i aşısız

Hayatını kaybedenlerin yüzde 85’i aşısız

Dünyadaki sağlık otoriteleri gibi Kıbrıslı Türk doktorlar da yaklaşık iki yıldır devam eden ve Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi ilan ettiği koronavirüse karşı geliştirilen aşıların, hastalıkla mücadelede insanlığın tek gücü olduğunu vurguluyor. 
Dünyada 235 milyona yakın vaka, 4 milyon 800 bini aşkın can kaybıyla hükmünü sürdüren hastalığı aşı sayesinde kontrol altına almada başarılı olan bazı ülkeler önlemleri gevşetip normalleşmeye adım atarken KKTC’nin de bu noktaya gelebilmesi için aşılama çalışmaları devam ediyor.
“Eski hayatlarımıza dönmemizi istiyorsanız aşı olun” çağrısı yapan hekimler, halihazırda hastalığın tedavisi için üretilen özel bir ilaç bulunmadığına işaret ederek Covid-19 aşılarına, insan vücuduna, hasta olmadan, bu hastalıkla nasıl mücadele edeceğini öğretmesi nedeniyle kritik önem atfediyor. 
Domuz gribi olarak da bilinen H1N1 virüsünün yüzde 0,02 olarak saptanan öldürücülüğünün Covid-19’da yüzde 2,2 olduğuna işaret eden doktorlar, salgına karşı kapanma dahil, maske, mesafe, hijyen önlemlerine aşılamanın başlamasıyla yapılan katkı olmasaydı, hastalığa yakalananların yüzde 2,2’sinin hayatını kaybetmesi sonucunun doğacağına dikkat çekiyor. 
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Deren Oygar,  aşı karşıtlarının argümanlarıyla ilgili sorulara yanıtında “Aşı hakkında kaygı duymamızı gerektiren hiçbir şey yok. Yüzyıllardır dünyada aşı var. Koronavirüs aşısının oluşturulmasıyla ilgili de aynı adımlar takip edildi” dedi ve  aşıların yüzyıllardır insanları koruyan, ölümleri azaltan, hastalık semptomlarını da hafifleten, hatta çiçek hastalığı gibi bazılarını eradike eden (ortadan kaldıran) bir önlem tedavisi olduğunu söyledi.
Oygar, “Covid19’da da bunun olması kaçınılmazdır. Keşke her hastalığın bir aşısı olsa…” diye konuştu. 
“KKTC’DE YAPILAN AŞILARDA CİDDİ YAN ETKİ TESPİT EDİLMEDİ”
Tüm ilaçlar gibi aşıların da yan etkilerinin olduğunu kaydeden Oygar, “Biz aşıyı yaparken yan etkilerini de biliriz. Yan etkilerini gözlemleriz. Ülkemizde yapılan aşılarla ilgili çok ciddi yan etki tespit etmedik. Yüksek ateş, kızarıklık, aşı yeri ağrısı gibi yan etkilerle karşılaştık” diye konuştu.
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, aşı sonrası şikayetlerle hastanelere başvuran kişiler için “Aşı yan etkisi bildirim formu” doldurulduğunu belirterek KKTC’de, dünyada görülenden farklı bir durum olmadığını söyledi.
Oygar, ani ölümlerle ilgili istatistiki çalışma yapıldığını ve geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında bir artış olmadığının görüldüğünü kaydetti.
“TEMMUZ-AĞUSTOS DÖNEMİ YOĞUN BAKIM HASTALARININ YÜZDE 69’U AŞISIZ”
Müsteşar Deren Oygar, Pandemi Hastanesi yoğun bakım servisindeki hastalarla ilgili temmuz-ağustos verilerine göre, hastaların yüzde 69’unun aşısız, yüzde 31’inin aşılı olduğunu; hayatını kaybedenlerin ise yüzde 92’sinin aşısız oldukları sonucunun görüldüğünü bildirdi.

Bakanlık verilerine göre, Temmuz - Ağustos aylarında hayatını kaybeden toplam 27 kişiden sadece 4’ünün tam aşılı, 23’ünün ise aşısız yani yüzde 15’inin aşılı yüzde 85’inin aşısız olduğunu açıklayan Deren Oygar, ayrıca şubat-mart ayındaki dalgada aktif yoğun bakım oranı yüzde 3.2 iken, aşılamanın arttığı temmuz-ağustos ve eylüldeki sürede bu oranın yüzde 0.6’ya düşerek 5 buçuk kat azaldığını bildirdi.
Hamilelerin de aşı olması gerektiğini belirten Oygar, aşısız hamilelerde de hastalık riskinin yüksek olduğunu ifade etti.
“50 BİN DOZ ASTRAZENECA’NIN KULLANIM SÜRESİ UZUN OLANLARLA DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTEDİK, CEVAP BEKLİYORUZ”
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, ay sonu kullanım süresi dolacak 50 bin doz AstraZeneca aşıyı, kullanım süresi daha uzun olanlarla değiştirilmesini istediklerini ve İki Toplumlu Sağlık Komitesi aracılığıyla bu talebi güneye ilettiklerini belirtti.
Astrazeneca’nın iyi bir aşı olduğunu ve yoğun bakım hastalarıyla ilgili istatistikler değerlendirildiğinde bu aşıdan olanların yoğun bakımda tedavi görme rakamlarının çok az olduğunu ifade eden Deren Oygar, bu aşıların, şimdi kullanılması halinde ikinci dozu yapılamayacağı için kullanamadıklarını anlattı.
Oygar, İstatistik Kurumu’ndan aldıkları veri uyarınca ülke nüfusunu 382 bin civarında baz aldıklarını ve planlamaları buna göre yaptıklarını kaydetti. 
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, okulları yakından takip ettiklerini, günlük verilerin, genel popülasyondaki vakalarla paralel gittiğinin görüldüğünü belirterek “Pandemi döneminde en dibi görmek mümkün değil ama şartların en iyisini sağlayarak ve zorlayarak yüz yüze eğitimi zorlamamız lazım” diye konuştu.
Oygar, testleri de artırdıklarını ancak okullarda maske ve mesafe önlemlerinin de hayati olduğunu vurguladı.
Deren Oygar, 2-18 yaş grubunda Biontech aşılarının yapımının devam ettiğini, ilk iki doz Sinovac olanlara da üçüncü doz aşılar yapıldığını hatırlattı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER