"Düşünebilen otonom bireyler yoğurabiliyor muyuz?"

"Düşünebilen otonom bireyler yoğurabiliyor muyuz?"

CTP-BG Lefkoşa İlçe başkanlığı yapmış biri olan Mutlu Azgın, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, “Öğretmenliğin içeriği değişti artık. Buna uyum sağladık mı, sağlıyor muyuz?

Düşünebilen otonom bireyler yoğurabiliyor muyuz?” diye sordu.

İşte o paylaşım:

Önceleri, ham bilgiye yani malumata sahip, sadece öğretmenlerin ve bulundukları kurumların sahip olduğu bilgi kaynakları artık apaçık herkesin önünde ve hizmetinde.

Yani, okuma-yazma oranının çok düşük olduğu dönemlerde size bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olmanızın anlamı vardı ancak artık anlamı yok, zira öğretmen aracılığı olmadan da kelime öğrenmek şimdilerde mümkün.

Öyleyse, yeni güzel dünyada öğretmenlik, malumat ve ham bilgi “aktarmanın” ötesinde bir işleve sahiptir.

Daha doğrusu, eski işlevini tamamen yitirmiştir.

Ebeveyinler de aynı değişime maruz kalmakta, bu nedenle onların da öğretmenlik vasıfları muazzam değişime uğramaktadır.

Soru şu, söz konusu değişime ayak uydurabildik mi veliler olarak?

Eğitim sistemimizin genel durumu ne âlemde?

Kamu hizmeti olarak eğitimin aynen sağlıkta olduğu gibi hızla ailelerin üstüne yıkıldığı, böylece özel okulların rekabet değil zaruret unsuru olarak ortaya çıktığı, özel okulların rekabet değil zorunluluk unsuru olmaları nedeniyle de çok hızlı biçimde devlet okullarına dönüştüğünü söylersek, zülfiyare mi dokunmuş oluruz?

Öznesi belli olmayan “sistemsel sorunlar” çözümlemesi, öğretmenleri rahatlatıyor mu? Bişeyleri, bir yerleri suçlamak mesela… bu sistemin parçası olduklarını kabul ediyorlar mı?

Yoksa, ruhban sınıfın “hakikat sahipliği tekeline” karşı yaygınlaştırılan ve bu nedenle söz konusu çatışmanın etkisiyle mesleğe Kemalizm’in kutsallık atfettiği gerçeğini unutarak, belli

şeylerin konuşulmasını engelleyip tabulaştıralım mı?

Öğretmeni eleştirmenin tabu olduğunun farkında mıyız?

Tabu varsa Totem de vardır. Öğretmenler Totem mi?

Totem yoksa tabu da yoktur. Öyleyse şayet, konuşabiliriz.

Ve ancak o zaman konuşmaya da düşünmeye de başlayabiliriz.

Kendini değil bireyi yani öğrenciyi, sınıfı değil bireyi yani öğrenciyi, eğitim kurumunu değil bireyi yani öğrenciyi, sistemi değil bireyi yani öğrenciyi kutsayan ama kutsallaştırmayan tüm öğretmenlerin günü kutlu olsun.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER