Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türklerinin Avustralya'daki 80. Yılında kültür ve gelenekleri yaşatmak amacıyla Sydney’de düzenlenen festivalin açılışına katıldı.  

Tatar Sydney 17

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Kıbrıs Türk Birleşik Platformu (TCUP), Avustralya Kıbrıslı Türk Profesyoneller Odası (CATCYP), Avustralya Kuzey Kıbrıs Dostluk Derneği (ANCFA), Kuzey Kıbrıs Türk NSW Derneği (NCTA), Avustralya Kıbrıslı Türkleri (TCOA) tarafından düzenlenen festivale Türkiye Cumhuriyeti'nin Avustralya Büyükelçisi Ufuk Gezer, Avustralya Federal Milletvekili Dai Le, New South Wales Parlamento Üyesi Charishma Kaliyanda, Liverpool Belediye Başkan Yardımcısı Karress Rhodes ve Australya-Türk Ortak Birliği (ATMA) Başkanı Ömer İncekara da  katıldı.

Tatar Sydney 16

Durrant Oval'da gerçekleştirilen festival, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

-Tatar festivalde katılımcılara hitap etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, festivalde katılımcılara hitaben yaptığı konuşmasına, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden Avustralya’da yaşayan Kıbrıs Türklerine en kalbi selamlarını” ileterek başladı.

Tatar Sydney 6

Cumhurbaşkanı Tatar konuşmasında şunları belirtti:

“Bu önemli günde yanınızda olmak, Kıbrıs Türklerinin Avustralya'daki 80. yılını kutlamak ve öz vatanınız KKTC'nin sizi asla unutmadığını vurgulamak için buradayım.  Çok kültürlü Avustralya'daki varlığınızı takdir ettiğimi göstermek ve vatanımıza olan sevginiz ve sadakatiniz ile yarım yüzyılı aşkın süredir devam eden mücadelemize sürekli desteğiniz için teşekkür etmek için buradayım.  Kutlamalara beni davet edenlere ve festivalin düzenlenmesinde emeği geçen tüm dernek yetkililerini tebrik ediyorum. Bu önemli yıl dönümünde Avustralya’da sizinle bir arada bulunmaktan dolayı duyduğum mutluluğu paylaşmak istiyorum.”

Avustralya'da yaşayan Kıbrıslı Türklere büyük önem verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“1940'larda Limasol'dan ayrılıp Avustralya'ya ayak basan bilinen en eski Kıbrıslı Türkleri, aralarında Osman Şaban ve üç arkadaşı Halil Osman, Hasan Aziz ve Mustafa Mehmet Nazım'ın da bulunduğu binlerce Kıbrıs Türkü’nü saygıyla anıyorum. Onlar Avustralya'ya gelen ilk Türklerdi ve 80 yıl sonra halkımız dördüncü kuşağa girdi.  İnsanların ve mektupların Kıbrıs Adası'ndan Avustralya'ya gelmesinin aylar sürdüğü günler çoktan geride kaldı.”

“Avustralya'da Çanakkale Şehitlerine Türkiye adına Kıbrıslı Türkler’in ilk kez çelenk koyduğuna” dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün, 1957 yılında Avustralya'daki Kıbrıs Türk toplumu mensuplarına, Avustralya'da Çanakkale Şehitleri için düzenlenen çelenk koyma töreninde Türkiye'yi temsil etmek üzere yetki verdiğini öğrenince çok duygulandığını söyledi.  

-“Kalbinizin KKTC ile olduğunu biliyorum”

Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC'nin Avustralya’yı ziyaret eden ilk Cumhurbaşkanı olduğunu, Avustralya'yı ziyaret ederek ağırlıklı olarak Sydney ve Melbourne'da yaşayan Kıbrıslı Türkleri kucaklamak, onları takdir ettiğini göstermek ve Avustralya kökenli Kıbrıslı Türklerini yakından tanımak istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar şöyle devam etti: "Kalbinizin vatanınız KKTC ile olduğunu biliyorum. Belki de Devlet uzun yıllardır size istenilen düzeyde ilgi gösterememiştir. Ancak bu açığı kapatmak için buradayım. Kalbimizde olduğunuzu, bizim için önemli olduğunuzu, ülkemiz için önemli bir değer olduğunuzu söylemek için buradayım.  Nerede olursak olalım birlik olmalı ve halk olarak var olduğumuzu tüm dünyaya göstermeliyiz. Günümüz teknolojisiyle artık mesafeler sorun olmaktan çıktı ve bizi kimse ayıramaz.”

 Cumhurbaşkanı Tatar, Avustralya'da yaşayan Kıbrıslı Türklerin sayısı hakkında kesin bir rakam bilinmemekle birlikte, "Topluluğumuz, çok kültürlü Avustralya'nın ekonomik, sosyal ve kültürel zenginliğine katkıda bulunuyor. Bu, büyük bir gurur ve hayranlık kaynağı” dedi.  Cumhurbaşkanı Tatar, gençlerin ve gelecek nesillerin Türkçeyi öğrenmesinin, tarihi mirasla, kültürü ve kimliğiyle gurur duymasının önemini belirtti.  

-“Kıbrıs'ın yolu iki devletli çözümden geçiyor”

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs sorununun çözümünün doğuştan gelen haklara, yani egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye dayanması gerektiğini ve ancak bu şekilde gerçekçi ve sürdürülebilir bir temel sağlanabileceğini söyledi.  Kıbrıs Cumhuriyeti Ortaklık Devleti'nin 1960 yılında Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında eşitlik esasına göre kurulduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle konuştu:

"Kıbrıs meselesi Aralık 1963'te Rum tarafının Kıbrıs Türk halkını silah zoruyla cumhuriyetin dışına itmesiyle başladı. Kıbrıs Türk halkına yönelik ada çapında saldırılar başlatıldı. BM Güvenlik Konseyi, şiddeti, kan dökülmesini ve zulmü durdurmak amacıyla BM Barış Gücünün Kıbrıs'ta konuşlandırılmasını öngören 186 sayılı kararı Mart 1964'te kabul etmişti. Ancak aynı karar, Kıbrıslı Rumları da tüm Ada'nın tek ve meşru hükümeti olarak tanıdı ve bu durum bugüne kadar da devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Tatar, silah ve sayıca az olan Kıbrıs Türk halkının 1963-1974 yılları arasında devlet olarak kendi kendini yönetmeye zorlandığını belirtti. 15 Temmuz 1974'te Yunan Cuntası tarafından 'Kıbrıs Helen Cumhuriyeti'ni ilan eden bir darbe gerçekleştirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, şunları söyledi:

“Anavatan Türkiye garantörlük hakkını kullanarak önümüzdeki ay 50'nci yılını büyük bir mutluluk ve gururla kutlayacağımız 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekatı'nı gerçekleştirdi. Barış Harekâtı ve Türk ordusunun adadaki varlığı barışı getirmiş ve akan kanı durdurmuştur.”

Eski Rum Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis'in, Rum tarafının son yarım asırda en az 15 çözüm planını reddettiğini yazdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, şunları kaydetti:

"Federal temelli çözüme yönelik Annan Planı, Rum tarafı tarafınca reddedilirken, Kıbrıslı Türklerin yüzde 65'i kabul etmişti. Planı reddetmelerine rağmen Kıbrıslı Rumlar, 1960 Anayasasına ve AB üyelik kriterlerine aykırı bir şekilde tek taraflı olarak AB üyeliğine kabul edildi.  Ancak uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkına yönelik tecrit ve kısıtlamaların kaldırılması yönünde verdiği sözler hiçbir zaman yerine getirilmedi.  Halkımız direkt uçuşla ülkesine gidemiyor, doğrudan ticaret yapamıyor. Gençlerimiz kendi bayrağı altında olimpiyatlar gibi birçok önemli spor turnuvasına katılamıyor, uluslararası takımlarla hazırlık maçı bile yapamıyor. Bu, bireysel ve kolektif insan haklarının büyük bir ihlalidir.”

Temmuz 2017'de Crans-Montana'da son federal çözüm girişiminin de başarısızlıkla sonuçlandığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, şunları söyledi:

"50 yılı aşkın süredir eşitlik temelinde bir çözüme ulaşılamamasının temel nedeni, eşitsizliktir. Uluslararası alanda tanınan Kıbrıs Rum tarafının, Ada'nın yönetimini ve kaynaklarını Kıbrıs Türk halkıyla paylaşmayı istememesidir."

Cumhurbaşkanı Tatar, siyasi vizyonu ve pozisyonu olan doğuştan gelen haklarımıza, yani egemen eşitliğimize ve eşit uluslararası statümüze dayanan iki Devletli bir çözüm dolayısıyla göreve seçildiğini söyledi.   

Cumhurbaşkanı Tatar, federal temelli müzakerelerin denendiğini, başarısız olduğunu ve tükendiğini belirtti.    

BM Genel Sekreteri'nin, altı aylık bir süre için ortak zeminin bulunup bulunmadığını araştırmak üzere bir Kişisel Temsilci atadığına değinen Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle konuştu:

"Kişisel temsilciye, Kıbrıs Rum tarafının politikasını durdurması gerektiğini ilettim. Son 60 yıldır Kıbrıslı Türklerin tecrit edildiğini, doğuştan gelen haklarımızı kullanmamızın engellendiğini ve bu baskıların devam ettiğini aktardım.”

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs sorununun, iş birliği ilişkisi içinde yan yana yaşayan iki egemen devlet temelinde bir çözüm istediğini belirtti ve Kıbrıslı Türklerin, uluslararası toplumdan Kıbrıs Türk halkına yönelik tecridin kaldırılmasını, direkt uçuşların, doğrudan ticaretin ve doğrudan temasın başlatılması için ilk adımların atılmasını istediğini ilettiğini anlattı.  

 -“Başarılarınızla gurur duyuyoruz”

Cumhurbaşkanı Tatar, "Bu önemli yıl dönümüne katılmam için beni davet ettiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Kültürünüzü, geleneklerinizi ve ülkenize olan sevginizi koruduğunuzu ilk elden görmekten mutluluk ve gurur duyuyorum. Farklı sektörlerde başarılı olduğunuzu görüyorum. Artık birlik olup, tecrübelerinizi, yatırımlarınızı KKTC’ye taşıma zamanıdır” dedi.

Taçoy: “Sadece UBP genel başkanlığına değil, başbakanlığa da aday oldum” Taçoy: “Sadece UBP genel başkanlığına değil, başbakanlığa da aday oldum”

Cumhurbaşkanı Tatar, festivali düzenleyenlere, emeği geçen tüm sivil kuruluş ve sponsorlara teşekkürlerini yineledi.  Cumhurbaşkanlığı Kupası'na katılan futbolculara kupa ve teşekkür madalyalarını da takdim eden Cumhurbaşkanı Tatar, festival alanını dolaşarak, vatandaşlarla sohbet etti.

Festivalde Cumhurbaşkanı Tatar’ın hayatı ve siyasi görüşmelerle ilgili video gösterimi de yer aldı.

Editör: North Cyprus UK Yönetici2