Ekonomist Mehmet Saydam, yurt dışındaki itibari paraların beyan edilerek KKTC ekonomisine kazandırılmasını amaçlayan yasal düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı. Saydam, düzenlemenin mevcut kara para aklama yasasını devre dışı bırakmadığını vurguladı.

Ekonomist Mehmet Saydam, 17 Mart 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ve gerçek ile tüzel kişilerin yurt dışında bulunan itibari paralarının beyan edilerek KKTC’ye getirilmesini amaçlayan yasal düzenlemeye ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu.

Saydam, yasa kapsamında ülkeye getirilecek paraların, yürürlükte bulunan 1/2024 sayılı “Suç Gelirlerinin Aklanmasının, Terörizmin Finansmanının ve Kitle İmha Silahlarının Yaygınlaşmasının Finansmanının Önlenmesi Yasası” çerçevesinde kaynağının belgelerle ilgili banka ve Merkez Bankası’na ispat edilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.

Söz konusu düzenlemenin mevcut kara para aklamayı önleme mevzuatını “by-pass etmediğini” ifade eden Saydam, yasa ile hedeflenenin ülkeye nakit finansman girişinin sağlanması olması halinde düzenlemenin daha etkin hazırlanabileceğini savundu.

Farklı ülkelerde benzer uygulamalarda devlet bütçesine düşük maliyetli finansman sağlandığını kaydeden Saydam, yasa kapsamında ülkeye gelecek paraların belirli sürelerle mevduatta tutulması veya devlet bonosu alımına yönlendirilmesi yönünde bir madde eklenebileceğini ifade etti.

Saydam, bu şekilde kamu maliyesinin yüksek faizli borçlanmalardan kaçınabileceğini ve elde edilecek finansmanın küçük esnaf, KOBİ, üretici, girişimci ve yatırımcılara daha düşük maliyetli kredi olarak aktarılabileceğini belirtti.

Altın fiyatları perşembe günü dengeli bir görünüm sergiledi
Altın fiyatları perşembe günü dengeli bir görünüm sergiledi
İçeriği Görüntüle

Ülkedeki bankacılık sistemi ile Merkez Bankası verilerinin güçlü, denetlenen ve şeffaf bir yapı ortaya koyduğunu ifade eden Saydam, bankaların likidite açısından güçlü durumda olduğunu ancak yüksek faiz oranlarının tüketicilerin kredi kullanımını zorlaştırdığını söyledi.

Saydam paylaşımında, kamu ve kamu kuruluşlarının bankacılık sisteminin en büyük müşterileri olduğuna işaret ederek, yasa kapsamında gelecek paraların düşük maliyetli kamu finansmanına yönlendirilmesine ilişkin şartların düzenlemeye eklenmemesinin nedeninin tartışılabileceğini kaydetti.

Saydam açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

"Yoksa Devlet bu Yasa tahtında gelecek olan paranın Kamu Bütçesine ucuz finansman sağlaması için benim verdiğim örnekte olduğu gibi; 14-16 veya 18 ay süre ile yıllık Türk Lirasında yüzde 30 veya Dövizde yüzde 2.5 mevduatta kalacak ve/veya süreli Devlet Bonosu satın alma şartı koymamasının sebebi Bankacılık Sisteminin buna karşı çıkması mı? Yüksek gelirden neden vaz geçsinler ki? Aksi durumda Devlet neden bu maddeyi eklemedi? İnsan düşünmüyor değil..."