Hayat pahalılığına (HP) karşı hükümetin “tedbir” gerekçesiyle attığı yasal adımların ardından başlayan grev, eylem ve protestoların nasıl bir seyir izleyeceği merak konusu.
Sürecin, pazartesi itibarıyla yeni bir boyut kazanması beklenirken, gözler hem hükümetin atacağı adımlara hem de sendikaların tutumuna çevrildi.
“ASLİ SORUN YÖNTEM TARTIŞMASI”
Siyaset bilimci Salih Egemen, Kanal T ekranlarında son gelişmeleri değerlendirerek tartışmanın odağının içerikten çok yönteme kaydığını vurguladı.
Salih Egemen, “İki haftadır içerik değil yöntem tartışılıyor. Kamuyu yönetmenin en önemli şartlarından biri neyi neden yaptığınızı kamuoyuna dürüst ve güven verici bir şekilde anlatmak. Bunun eksik olduğunu görüyoruz. Bu iş nasıl başladı? Sendikalarla görüşülürken kanun hükmünde kararname çıkarıldı. Şoka sokuldu kamuoyu… Oysa ortada sendikalarında önerileri vardı.” ifadelerini kullandı.
“DIŞ KOŞULLAR GEREKÇESİ İNANDIRICI BULUNMUYOR”
Hükümetin ekonomik sorunları dış dinamiklere bağlamasını eleştiren Egemen, “Savaşın getirdiği zorluklar eşel mobil bağlamında yaşanmadı. Herkes bunun kötü bir ekonomi yönetiminden kaynaklandığını biliyor. İnsanlar neyi neden yaptığınızı biliyorlar. Zaten uzun süredir borçlanarak yürütülüyor. Dış dinamikleri suçlamak inandırıcı değil” dedi.
“SİYASAL MUHALEFET ELBET İŞİN İÇİNE GİRER. AKSİ SİYASETİN DOĞASINA AYKIRI”
Egemen, hükümetin süreci “politize edildi” şeklinde değerlendirmesine de karşı çıkarak, siyasal muhalefetin sürece dâhil olmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti.
“Toplumsal muhalefet var, siyasal muhalefet var. Elbette siyasal muhalefet işin içine girer. Aksi siyasetin doğasına aykırı” diye konuştu.
“ANA MUHALEFETE DE SORUMLULUK DÜŞÜYOR”
Ana muhalefetin de sorumluluk alması gerektiğini ifade eden Egemen, mevcut ekonomik yapının sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Egemen, “Bütün bütçenin kamuda maaş nitelikli yapısı sürdürülebilir değil. Bu ülkede siyaset iddiasında olan herkesin buna cevap vermesi gerekir. Aksi nabza göre şerbetçiliktir” değerlendirmesinde bulundu.





