RES-BİR’DEN ERHÜRMAN’A ÇAĞRI: “HUKUKİ BASKILAR ULUSLARARASI GÜNDEME TAŞINMALI”
Kıbrıs Türk Restorancılar Birliği (RES-BİR), Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a hitaben yayımladığı açık mektupta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin taşınmaz mallarla ilgili yürüttüğü hukuki süreçlerin bireysel davalar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Birlik, söz konusu uygulamaların Kıbrıs Türk halkının ekonomik yaşamını, çalışma özgürlüğünü ve hukuk güvenliğini tehdit edebilecek boyutlara ulaştığını savunarak, konunun uluslararası platformlarda güçlü biçimde gündeme taşınmasını talep etti.
“CEZA HUKUKU SİYASİ BASKI ARACINA DÖNÜŞÜYOR”
RES-BİR’in açıklamasında, Kıbrıs sorununun uzun yıllardır siyasi müzakereler çerçevesinde ele alındığı hatırlatılarak, gelinen aşamada hukukun siyasetin önüne geçirildiği ve ceza hukukunun siyasi baskı aracı olarak kullanılmaya başlandığı ileri sürüldü.
Rum Yönetimi’nin bu yöndeki stratejiyi uzun süredir planlı ve sistematik biçimde uyguladığı iddia edilen açıklamada, Simon Aykut’un tutuklanması, Kuzey Kıbrıs’taki emlak sektörüne ilişkin uluslararası uyarı ve soruşturmalar ile müteahhitlere, yatırımcılara ve emlak şirketlerine yönelik girişimler örnek gösterildi.
“HUKUKİ RİSK ALANI GİDEREK GENİŞLİYOR”
Açıklamada, diplomatik pasaport sahibi bir Kıbrıslı Türk’ün, eşdeğer bir taşınmazın satışıyla ilgili yalnızca vekâleten imza attığı belirtilmesine rağmen “tanık” sıfatıyla ifadeye çağrıldığı kaydedildi.
Söz konusu kişiye sanık konumuna getirilmeyeceğine ilişkin herhangi bir güvence verilmediğini belirten RES-BİR, bu durumun hukuki baskının kapsamının giderek genişlediğini gösterdiğini savundu.
Rum Yönetimi’nin Ceza Yasası’nda taşınmaz mallarla ilgili yer alan düzenlemelerin uygulama alanının genişletildiği öne sürülen açıklamada, Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteren kişi ve işletmeler açısından hukuki risklerin büyüdüğü ifade edildi.
“MESELE YALNIZCA İNŞAAT VE EMLAK SEKTÖRÜ DEĞİL”
RES-BİR, yaşanan sürecin yalnızca inşaat ve emlak sektörlerini ilgilendirmediğine dikkat çekti.
Turizm, restoran, otel, kafe ve market işletmelerinin yanı sıra çiftçiler, hayvancılık işletmeleri, kiracılar, iş yeri sahipleri ve çalışanların da gelişmelerden doğrudan veya dolaylı şekilde etkilenebileceği belirtildi.
Konunun yatırım güvenliği, çalışma hayatı ve uluslararası hareket serbestisi açısından da ciddi sonuçlar doğurabilecek geniş kapsamlı bir mesele olduğu kaydedildi.
“ULUSLARARASI TEMASLARDA GÜNDEME GETİRİLMELİ”
Birlik, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’ta diplomatik temaslarda bulunduğu kritik süreçte, Rum Yönetimi’nin hukuku siyasi baskı aracı olarak kullandığını öne sürdüğü uygulamaların uluslararası görüşmelerde güçlü biçimde gündeme getirilmesi gerektiğini belirtti.
Yaşanan gelişmelerin münferit ceza soruşturmaları olarak görülmemesi gerektiği savunulan açıklamada, bunların Kıbrıs meselesini siyasi zeminden çıkararak ceza hukuku üzerinden uluslararası baskıya dönüştürme girişimleri olduğu iddia edildi.
RES-BİR, devletin tüm kurumlarının ortak bir tutum içerisinde hareket etmesinin zorunlu hale geldiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini uluslararası platformlarda kararlılıkla savunacağına inanç belirtti.





