Kudret Özersay, Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı, Doğu Akdeniz’de artan askeri hareketlilik ve Kıbrıs’taki yabancı askeri varlıklar konusunda dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Özersay, yabancı üslerin ve askeri iş birliklerinin bir ülkeye her zaman güvenlik sağlamayabileceğini savundu.
Özersay, 1979’daki Iranian Revolution sonrasında ABD’nin Körfez ülkelerine İran’a karşı güvenlik garantisi verdiğini ve bu çerçevede bölgede askeri üsler kurduğunu hatırlattı. Ancak zaman içinde bu üslerin söz konusu ülkeleri güvenli kılmak yerine potansiyel hedef haline getirdiğinin görüldüğünü ileri sürdü.
Kıbrıs bağlamında da benzer bir durum yaşanabileceğini savunan Özersay, Republic of Cyprus yönetiminin Türkiye’den algıladığı tehdit karşısında İsrail ve ABD ile geliştirdiği askeri iş birliklerine dikkat çekti. Rum yönetiminin savunma sistemleri ve radarlar başta olmak üzere İsrail’den askeri kapasite temin etmeye çalıştığını belirten Özersay, aynı zamanda ABD’ye askeri üs ve tesis kullanım hakkı verildiğini ifade etti.
Özersay ayrıca adadaki British Forces Cyprus kapsamında bulunan İngiliz üslerinin Kıbrıs’ın güvenliği için değil, Birleşik Krallık’ın kendi stratejik çıkarları için var olduğunu savundu. Bu durumun Kıbrıs’ı bölgesel krizlerde hedef haline getirebileceğini dile getirdi.
HP Genel Başkanı Özersay, paylaşımında tarihsel arka plana da değinerek Türkiye’nin 1974’teki müdahalesinin öncesinde adada Yunanistan destekli bir darbe yaşandığını hatırlattı. Türkiye’nin fiili duruma müdahale ettiğini belirten Özersay, günümüzde güvenlik politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Özersay, Kıbrıs Rum siyasi elitinin mevcut güvenlik anlayışını gözden geçirmemesi halinde daha büyük risklerle karşı karşıya kalabileceğini belirterek, “yağmurdan kaçarken daha yoğun bir doluya tutulma” ihtimaline dikkat çekti.





