3'üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun eşi Meral Eroğlu, yaşamını yitiren gazeteci Sevgül Uludağ için kaleme aldığı duygusal mesajda, yıllar önce başlayan dostluklarını ve Uludağ'ın ailesinin hayatındaki yerini anlattı.
Meral Eroğlu, 2008 yılında Yenidüzen Gazetesi'nden kendisini arayan Sevgül Uludağ'ın, 1963 yılından bu yana kayıp olan kardeşiyle ilgili röportaj yapmak istediğini belirterek, o telefon görüşmesinin zamanla ömür boyu sürecek bir dostluğa dönüştüğünü ifade etti.
"Ben ağladım, Sevgül de benimle ağladı"
Evlerinde saatler süren sohbetlerde, 1963'ten beri kayıp olan kardeşi Şehit Hasan Yılmaz Ahmet için yaşadıkları acıyı anlattığını belirten Eroğlu, o anları şu sözlerle dile getirdi:
"Ben anlattım... 1963'ten beri içimizde hiç dinmeyen acıyı, yıllarca kardeşimin yolunu gözleyişimizi anlattım. Anlatırken gözyaşlarıma hâkim olamadım. O da olamadı. Ben ağladım, Sevgül de benimle birlikte ağladı."
Eroğlu, Uludağ'ın yalnızca haber peşinde koşan bir gazeteci olmadığını, insanların acısını kendi yüreğinde hisseden çok özel bir insan olduğunu vurguladı.
57 yıllık bekleyişin sona ermesinde büyük rol oynadı
Meral Eroğlu, Sevgül Uludağ'ın yıllarca verdiği mücadele sayesinde Kayıp Şahıslar Komitesi ile tanıştığını ve kardeşi Şehit Hasan Yılmaz Ahmet'in naaşına 2010 yılının başında ulaşıldığını anlattı.
"Kardeşimin kemiklerini teslim aldığım gün, yarım asırdır içimde taşıdığım ağır yükün bir parçasını da toprağa verdim." diyen Eroğlu, o süreçte sadece kardeşine değil, aynı zamanda "bir kız kardeşe" kavuştuğunu ifade etti.
"Onun tek tarafı insanlıktı"
Siyasi görüş farklılıklarına rağmen dostluklarının eleştirildiğini belirten Meral Eroğlu, Sevgül Uludağ'ın hiçbir zaman önyargılarla hareket etmediğini söyledi.
"Onun gözünde insanların dili, dini, milliyeti ya da siyasi görüşü önemli değildi. Tek ölçüsü vicdandı. Tek tarafı insanlıktı." ifadelerini kullanan Eroğlu, Uludağ'ın hayatı boyunca yalnızca insanlık adına mücadele verdiğini kaydetti.
"Aslında hepimiz kaybettik"
Hastalığını son dönemde öğrendiğini anlatan Meral Eroğlu, hastanede ziyaret etmek istediğinde Sevgül Uludağ'ın kendisine, "Gelme... Seni üzmek istemiyorum." dediğini aktararak, o telefon konuşmasının son vedaları olduğunu belirtti.
Vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrendiğini ifade eden Eroğlu, mesajını şu sözlerle tamamladı:
"Sadece bir dostu değil; bir kız kardeşimi, bir dert ortağımı ve hayatımın en acı günlerinde yanımda olan yürekli bir insanı kaybettim. Aslında sadece ben değil, hepimiz kaybettik. Ülkemiz çok değerli bir araştırmacı gazetecisini, kayıpların bulunması için ömrünü adayan yılmaz bir insanı ve Kıbrıs Türk halkı geçmişini belgeleyen çok önemli bir kalemini kaybetti."
Eroğlu, Sevgül Uludağ'ın geride yüzlerce aileyi sevdiklerine kavuşturan emekler ve unutulmayacak izler bıraktığını belirterek, "Hoşça kal Sevgül'üm... Hoşça kal..." sözleriyle mesajını sonlandırdı.




