Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi María Angela Holguín, Kıbrıs’ta mevcut durumun herkesin yararına olacak şekilde değişebilmesi için liderlerin yeni bir etkileşim modeli geliştirmesi gerektiğini belirtti.
Holguín, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum liderlerin müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik gerçek bir irade ortaya koymasının önemine dikkat çekerek, Kasım 2025’ten bu yana gerçekleştirilen ortak görüşmelerin olumlu bir gelişmenin habercisi olmasını umut ettiğini söyledi. Holguín, Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman ve Rum lider Nikos Christodoulides’in çabalarının tüm Kıbrıslılar tarafından desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Diyaloğu sürdürmek ve barış için çalışmak kolektif bir çabadır” dedi.
Gençlik Teknik Komitesi kapsamında, İsveç hükümeti ve Folke Bernadotte Akademisi’nin desteğiyle Amman’da düzenlenen çalıştaya da değinen Holguín, gençlerin adanın geleceğine ilişkin görüşlerini ifade etmelerinin önemine işaret etti. Gençlerin “somut fikirler ve önerilerle Kıbrıs için daha iyi bir gelecek inşa etmeye katkı sağlama konusundaki coşkularının” kendisi için ilham verici olduğunu söyledi.
Holguín, Norveç Çatışma Çözüm Merkezi (NOREF) tarafından düzenlenen gayriresmi akademisyenler toplantısına da katıldığını belirterek, Doğu Akdeniz bölgesindeki zorluklar ve fırsatların ele alındığını ifade etti. Katılımcıların Kıbrıs için daha sürdürülebilir bir gelecek oluşturma hedefiyle çeşitli senaryo ve öneriler geliştirdiğini aktardı.
Birleşik Krallık Hükümeti’nin desteğiyle Wilton Park’ta gerçekleştirilen toplantıda ise liderlere bağlı çalışan 13 Teknik Komite’nin eş başkanlarıyla bir araya geldiğini belirten Holguín, teknik komiteler aracılığıyla güven inşasının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Holguín, “Teknik Komitelerin etkinliğini artırmak, kurumsal sahiplenmeyi güvence altına almak ve toplumlar arası erişimi geliştirmek” amacıyla çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Önümüzdeki dönemde de iki toplumun farklı kesimleriyle benzer toplantılar düzenlemeyi planladığını ifade eden Holguín, “Her düzeyde yakınlaşmayı teşvik etmek ve ortak bir vizyon için somut fikirlerin ortaya çıkmasına katkı sağlamak” istediklerini kaydetti.
Holguin'in açıklamasının tamamı şu şekilde:
"Daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuna belirttiğim gibi, mevcut durumu herkesin yararına olacak şekilde değiştirmek, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum liderlerin farklı bir etkileşim modeli geliştirmelerini ve müzakerelerin yeniden başlamasına gerçek bir ilgi gösterdiklerini ortaya koyacak gerekli kararları almalarını gerektirir. Samimi olarak umuyorum ki, Sayın Christodoulides ve Sayın Erhürman tarafından Kasım 2025’ten bu yana gerçekleştirilen ortak toplantılar bu yönde olumlu bir gelişmenin habercisi olur.
Liderlerin rolü esas olmaya devam edecek olsa da, onların bu önemli çabaları tüm Kıbrıslılar tarafından aktif şekilde desteklenmelidir. Diyaloğu sürdürmek ve barış için çalışmak gerçekten kolektif bir çaba olmalıdır. Bu nedenle, son aylarda her iki toplumun önemli grupları arasında çeşitli toplantılara ev sahipliği yaptım.
Kasım 2025’te, liderler tarafından geçen yıl kurulan Gençlik Teknik Komitesi’nin bir çalıştayını düzenledim. İsveç hükümeti ve Folke Bernadotte Akademisi’nin desteğiyle Amman’da gerçekleştirilen bu etkinlik verimli oldu; çünkü gençlerin adanın geleceğine dair vizyonlarını ifade etmelerine olanak sağladı. Onların somut fikirleri, önerileri ve Kıbrıs için daha iyi bir gelecek inşa etmeye ortak katkı sağlama konusundaki coşkuları, kişisel olarak benim için ve – umarım – tüm Kıbrıslılar için büyük bir iyimserlik ve ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.
Birkaç hafta önce, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum önde gelen akademisyenlerden oluşan bir grubun bir araya geldiği ve Norveç Çatışma Çözüm Merkezi (NOREF) tarafından düzenlenen gayriresmi bir seminere bizzat katıldım. Grup, ada ve Doğu Akdeniz bölgesinin karşı karşıya olduğu zorluklar ve fırsatlar üzerine anlamlı ve samimi bir tartışma yürüttü. Ayrıca, yaratıcı bir ruhla çeşitli senaryoları ve önerileri ortaya koymayı başardılar; akıllarında tek bir hedef vardı: Kıbrıs için daha iyi ve sürdürülebilir bir gelecek sağlamak.
Geçen hafta, Birleşik Krallık Hükümeti’nin desteğiyle, Wilton Park’ta liderlere bağlı çalışan on üç Teknik Komite’nin Eş-Başkanlarına ev sahipliği yaptım. Katılımcılar, Teknik Komiteler aracılığıyla güven inşa etmenin ve bu benzersiz araçların etkinliğini daha da artırmanın yolları üzerinde açık – ve çoğu zaman canlı – tartışmalara katıldılar. Çalıştay, mevcut bağlamın değerlendirilmesiyle başladı; buna Komitelerin ilerleme sürecinin, güçlü yanlarının, karşılaştıkları zorlukların ve yeniden oluşturulan bu işbirliği fırsatlarının gözden geçirilmesi de dahildi. Katılımcılar, konularıyla bağlantılı uluslararası deneyimleri ve çalışmalarını engelleyen politik, kaynak bazlı ve yapısal sebepleri aşmanın pratik yollarını incelediler.
Panel tartışmalarında ayrıca Komitelerin etkilerinin nasıl artırılabileceği, kurumsal sahiplenmenin nasıl güvence altına alınabileceği ve her iki toplum içinde ve arasında erişimlerinin nasıl geliştirilebileceği ele alındı. Tüm Eş-Başkanların köprüler kurma konusundaki kararlılıklarını ve Kıbrıs’ta barış davasının ilerlemesine kişisel katkı sağlama taahhütlerini görmekten büyük memnuniyet duydum. On üç Teknik Komite’nin, çoğu zaman fark edilmeyen ancak her daim kritik öneme sahip olan çalışmalarına takdirlerimi ifade etmek istiyorum.
Önümüzdeki aylarda, her iki toplumun diğer kesimleriyle de benzer toplantılar düzenlemeye devam etmeyi planlıyorum; tek amacım, her düzeyde yakınlaşmayı teşvik etmek, adanın ortak bir vizyonunu şekillendirecek somut fikirlerin ortaya çıkmasına yardımcı olmak ve kolektif çabalara dayalı olumlu değişimi gerçekleştirmek için daha fazla fırsat yaratmaktır."






