HABERLER

Lefkosa için örnek model: Yavaşlayan trafik sokak hayvanlarını da korur

Avrupa başkentlerinde uygulanan düşük hız ve yol tasarımına dayalı trafik güvenliği politikaları, KKTC’nin başkenti Lefkoşa için yalnızca insanlar açısından değil, sokak hayvanlarının yaşam hakkı açısından da önemli bir örnek oluşturuyor. Özellikle Londra ve Helsinki’de hayata geçirilen uygulamalar, hızın düşürülmesinin trafik kazalarını olduğu kadar hayvan ölümlerini de azalttığını ortaya koyuyor.

Londra’da yerleşim bölgelerinde uygulanan 20 mil/saatlik (yaklaşık 32 km/s) hız sınırı, kasisler, yükseltilmiş yaya geçitleri ve yol rampalarıyla destekleniyor. Bu sayede sürücünün hız yapması yalnızca yasaklanmıyor, fiziksel olarak da engelleniyor. Kentte neredeyse rampasız sokak kalmazken, bu uygulamaların yaya güvenliğinin yanı sıra kedi ve köpeklerin araç çarpması sonucu hayatını kaybetmesini ciddi biçimde azalttığı belirtiliyor.

Benzer şekilde Helsinki’de şehir merkezi ve konut alanlarında 30 km/s sınırı uygulanıyor. Düşük hız sayesinde sürücünün ani durma mesafesi kısalıyor, bu da yola aniden çıkan bir hayvanın hayatta kalma şansını önemli ölçüde artırıyor.

Bu örnekler, Lefkoşa için açık bir mesaj veriyor:
Hız yapan araç yalnızca insan için değil, sokakta yaşayan canlar için de ölümcül.

Lefkoşa’da her yıl çok sayıda kedi ve köpeğin trafik kazalarında hayatını kaybettiği, çoğunun ise yaralı halde kaderine terk edildiği biliniyor. Uzmanlar ve hayvan hakları savunucuları, özellikle:

  • mahalle araları

  • okul ve pazar çevreleri

  • besleme noktalarının yoğun olduğu sokaklar

için 30 km/s hız alanları, kasisli yol tasarımları ve yükseltilmiş geçitlerin hayata geçirilmesinin hem insan hem de hayvan güvenliği açısından hayati olduğunu vurguluyor.

Hayvan hakları örgütleri, “Sokak hayvanlarını unutmayalım. Trafik yavaşlarsa, onlar da daha güvende olur ve trafik kurbanı olmazlar” çağrısıyla, kent içi ulaşım politikalarının tüm canlıları kapsayan bir anlayışla ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Londra ve Helsinki örnekleri, Lefkoşa’da da hız sınırlarının tabelada kalan bir kural değil, hayat kurtaran bir kent politikası haline gelebileceğini gösteriyor.