15 Nisan’da Larnaka’da düzenlenen panelde, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın seçilmesinin ardından Kıbrıs sorununun mevcut durumu ve çözüm perspektifleri ele alındı. Panelde konuşan Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) MYK üyesi Kemal Baykallı, federasyon temelinde çözüm için yeni bir fırsat penceresine işaret etti.
Etkinliğin açılış konuşmaları Larnaka Belediye Başkanı Athos Kazantzis ile Mağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay tarafından yapılırken, panelde CTP milletvekili Asım Akansoy, Tumazos Tselepis ve Avukat Achilleas Dimitriadis de yer aldı.
“Crans Montana Sonrası Süreç Tıkandı”
Konuşmasında 2017’deki Crans Montana zirvesine değinen Baykallı, o dönemde ortaya konulan “Kıbrıslı çözüm” yaklaşımının başarısızlıkla sonuçlandığını belirtti. Zirve sonrasında güven artırıcı önlemler konusunda dahi ilerleme sağlanamadığını ifade etti.
“Uluslararası Sistem Zayıflıyor”
Baykallı, günümüzde uluslararası kurumların etkisinin azaldığını ve popülist liderlerin yükselişinin demokratik yapıları zayıflattığını vurguladı. Kıbrıs’ta da çözüm karşıtı kesimlerin güç kazandığını ancak buna rağmen Kıbrıslı Türk toplumunda federasyona desteğin sürdüğünü söyledi.
“Toplumsal Bağlar Zayıflıyor”
Toplumsal dönüşüme dikkat çeken Baykallı, yeni nesillerin geçmiş deneyimleri birebir yaşamaması nedeniyle iki toplum arasındaki bağların zayıfladığını belirtti. Buna karşın çözüm iradesinin korunduğunu ve Erhürman’ın yüksek oy oranıyla seçilmesinin bu iradenin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
“CTP–TDP İş Birliği Önemli”
Geçmişte farklı çizgilerde duran siyasi yapıların ortak bir zeminde buluşmasının önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Baykallı, bunun çözüm yanlısı siyaset açısından dikkat çekici bir örnek oluşturduğunu kaydetti.
“Rum Tarafındaki Partilere Sorumluluk Düşüyor”
Bölgedeki çatışmalar ve Kıbrıs’a düşen füzelerin mevcut statükonun sürdürülebilir olmadığını ortaya koyduğunu belirten Baykallı, yaklaşan seçimler öncesinde çözüm yanlısı Kıbrıslı Rum partilere önemli görevler düştüğünü dile getirdi.
“İki Devletli Yaklaşım Süreci Zorlaştırıyor”
Türkiye’nin iki devletli çözüm yaklaşımının süreci daha karmaşık hale getirdiğini vurgulayan Baykallı, federasyon yanlısı bir Kıbrıslı Türk liderin bu koşullarda hareket alanının daraldığını söyledi. Ayrıca Kıbrıslı Rum liderliğe yönelik güvensizliğin de süreci olumsuz etkilediğini ifade etti.
“2026 Sonrası Yeni Bir Fırsat Doğabilir”
Tüm zorluklara rağmen umutlu bir tablo çizen Baykallı, 2026 yılının ortalarından itibaren çözüm için yeni bir fırsat alanı oluşabileceğini belirtti. Tarafların geçmişte uzlaşılan noktalara yeniden yaklaşmasının bu süreçte avantaj sağlayacağını söyledi.
“Çözüm Bölgesel İstikrar İçin de Kritik”
Kıbrıs’ta bulunacak bir çözümün yalnızca ada için değil, bölgesel istikrar açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Baykallı, barışın ortak geleceğin temel unsuru olduğunu ifade etti.
Konuşmasının sonunda çözüm tartışmalarına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yapan Baykallı, “Önemli olan model değil, geleceğimizi barış içinde nasıl kuracağımızdır. Ancak federal çözüm dışındaki gerçekçi olmayan beklentiler, bizi çözümden daha da uzaklaştırmaktadır” dedi.






