Geçtiğimiz günlerde kamuoyunun yakından takip ettiği kayıp çocuk vakası, sevindirici bir gelişmeyle sonuçlandı. Yetkili makamların yürüttüğü çalışmalar neticesinde bulunan çocuk, sağ salim ailesine teslim edildi. Olay, hem güvenlik birimlerinin hızlı müdahalesini hem de medyanın toplumsal farkındalık oluşturmadaki rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Kayıp sürecinde çocuğa ait fotoğraf ve bilgilerin medya ve sosyal platformlarda geniş şekilde paylaşılması, arama çalışmalarına önemli katkı sağladı. Ancak çocuğun bulunmasının ardından aynı içeriklerin dijital ortamda varlığını sürdürmesi yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Standard & Poor’s Güney Kıbrıs’ın kredi notunu değerlendirdi
Standard & Poor’s Güney Kıbrıs’ın kredi notunu değerlendirdi
İçeriği Görüntüle

Medya Etik Kurulu tarafından yapılan açıklamada, olayın mutlu sonla tamamlanmasının memnuniyet verici olduğu vurgulanırken, çocuğun üstün yararı ilkesine dikkat çekildi. Açıklamada, çocuğun mahremiyetinin korunmasının, psikolojik iyilik halinin gözetilmesinin ve gelecekte karşılaşabileceği risklerin önlenmesinin tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi.

Kurul, özellikle internet ortamında kalıcı hale gelen içeriklerin çocuk üzerinde yeniden travma yaratabileceği ve güvenliğini tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu. Bu kapsamda başta medya kuruluşları olmak üzere tüm sosyal medya kullanıcılarına çağrı yapılarak, söz konusu fotoğraf ve içeriklerin derhal kaldırılması ve yeniden paylaşılmaması istendi.

Uzmanlar da dijital izlerin kalıcılığına dikkat çekerek, özellikle çocuklara ilişkin hassas içeriklerin kontrolsüz şekilde yayılmasının uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.