Erhürman, Gençlik Kongresi'nin lansmanına katıldı
Erhürman, Gençlik Kongresi'nin lansmanına katıldı
İçeriği Görüntüle

İtalya merkezli düşünce kuruluşu ISPI, 2026’ya girilirken Tufan Erhürman’ı izlenmesi gereken liderler arasında gösterdi; analizde, Kıbrıs’ta hızlı bir çözümden ziyade diyalog, kurumsal reform ve olası jeopolitik fırsatlara hazırlık vurgusu öne çıktı.

İtalya merkezli düşünce kuruluşu Italian Institute for International Political Studies (ISPI) tarafından kaleme alınan kapsamlı analizde, Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 2026 yılında izlenmesi gereken liderler arasında gösterildi. Makalede, Erhürman’ın seçilmesinin Kıbrıs Türk toplumunda yıllardır süren siyasi tıkanıklık ve hayal kırıklığının ardından önemli bir yön değişimine işaret ettiği vurgulandı.

Diyalog ve reform mesajı

ISPI analizinde, Erhürman’ın göreve güçlü bir meşruiyet ve net bir toplumsal destekle başladığı belirtilirken, buna karşın başkanlığının hareket alanının Kıbrıs’ın ötesindeki bölgesel ve küresel güç dengeleriyle sınırlı olduğu ifade edildi. Yazıda, 2026 yılının “hızlı bir çözüm yılı” değil, diyalog, kurumsal reform ve uluslararası güven inşası açısından bir “hazırlık dönemi” olacağı değerlendirmesi yapıldı.

Çözüm sürecinde gerçekçilik vurgusu

Makalede, Erhürman’ın zaferinin Kıbrıs Türk toplumunun, uluslararası alanda karşılık bulmayan “iki egemen devlet” söyleminden uzaklaşma isteğini yansıttığına dikkat çekildi. Buna rağmen, yalnızca Kuzey’de daha yapıcı bir liderliğin bulunmasının çözüm için yeterli olmadığı; Güney Kıbrıs liderliğinin siyasi eşitlik ve güç paylaşımı konusundaki tutumunun ciddi bir engel oluşturmaya devam ettiği kaydedildi.

ISPI, 2026’nın ilk yarısında Güney Kıbrıs’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlenecek olmasının da kapsamlı müzakereler için elverişli bir zemin yaratmadığını vurguladı.

Türkiye belirleyici aktör

Analizde, Türkiye’nin Kıbrıs meselesindeki merkezi rolüne özel bir bölüm ayrıldı. Kuzey Kıbrıs’taki siyasi, ekonomik ve güvenlik dengelerinin Ankara’dan bağımsız düşünülemeyeceği belirtilirken, Türkiye’nin mevcut iki devletli çözüm pozisyonunu değiştirmesi için Avrupa güvenlik mimarisi ve Doğu Akdeniz enerji denkleminde yeni stratejik gelişmelerin gerekli olduğu ifade edildi.

ABD ve bölgesel dengeler

ISPI, ABD’nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi’ne atıfla, Washington açısından Kıbrıs’ın öncelikli bir dosya olmaktan çıktığını, meselenin daha çok Türk-Yunan ilişkilerinde yönetilmesi gereken bir “istikrar unsuru” olarak görüldüğünü belirtti. Bu nedenle 2026’da ABD öncülüğünde büyük bir diplomatik atılım beklenmemesi gerektiği kaydedildi.

İç yönetim ve toplumsal beklentiler

Makalede Erhürman’ın en az dış politika kadar iç yönetim alanında da ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. Enflasyon, ekonomik istikrarsızlık, genç nüfusun göçü ve kamuya olan güvenin zayıflaması, öncelikli başlıklar arasında sıralandı. ISPI’ye göre, iyi yönetilen ve kurumsal olarak güçlenen bir Kıbrıs Türk toplumu, olası diplomatik fırsatlara daha hazırlıklı olacaktır.

Sonuç: “hazırlık yılı”

ISPI analizinin sonuç bölümünde, 2026’da Kıbrıs sorununda büyük bir sıçrama ihtimalinin zayıf olduğu ifade edildi. Buna karşın, Tufan Erhürman’ın rolünün kritik olduğu belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
Erhürman’ın temel görevi, kurumları güçlendirmek, uluslararası güvenilirliği korumak ve Kıbrıs Türk toplumunu, bölgesel ve küresel koşulların bir gün daha elverişli hale gelmesi durumunda bu fırsatı değerlendirebilecek bir konuma taşımaktır