Uluslararası akademi dünyasında dikkat çeken yeni bir gelişme, cr’in yıllar önce ortaya koyduğu bilimsel yaklaşımın doğrulanmasıyla gündeme geldi.

Uluslararası Final Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Benter’in 1993 yılında yayımladığı çalışmada, ACE2 enziminin ürettiği angiotensin-(1-7) molekülünün kan basıncını düzenlediği ve dokuları hasara karşı koruduğu ilk kez ortaya konmuştu. Ancak ilerleyen yıllarda ACE2’nin bir başka kritik rolü daha olduğu anlaşıldı: başta COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 olmak üzere bazı Koronavirüsler, insan hücrelerine girişte ACE2 reseptörünü bir “kapı” olarak kullanıyor.

Prof. Dr. Benter, 2019 yılında pandeminin ilk döneminde verdiği bir röportajda, virüsün yayılmasını durdurmanın en etkili yolunun ACE2 reseptörünü inhibe ederek bu “kapıyı kapatmak” olduğunu vurgulamıştı. Bu yaklaşım, o dönemde bilim dünyasında dikkat çeken öngörülerden biri olmuştu.

Devran Vudalı: Biz gazetecilerimizi kimseye yedirtmeyiz!
Devran Vudalı: Biz gazetecilerimizi kimseye yedirtmeyiz!
İçeriği Görüntüle

6 Nisan 2026 tarihinde saygın bilim dergisi Trends in Biotechnology’de yayımlanan yeni bir araştırma, bu öngörüyü deneysel olarak destekledi. “Sentetik tuzak reseptörleri” (synthetic decoy receptors) kullanılarak geliştirilen yöntemde, ACE2 reseptörünün işlevi hedef alınarak virüsün hücreye girişinin engellenebildiği gösterildi.

Araştırma bulgularına göre, bu sentetik tuzak parçacıkları düşük mikromolar konsantrasyonlarda dahi enfeksiyonu güçlü şekilde baskılayabiliyor ve düşük dozlarda virüsün çoğalmasını önleyebiliyor. Bu sonuçlar, yalnızca mevcut Koronavirüsler için değil, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni varyantlar ve salgınlar için de önemli bir koruyucu strateji sunuyor.

Bilim dünyasında heyecan yaratan bu gelişme, Prof. Dr. İbrahim Benter’in yıllar önce ortaya koyduğu teorik yaklaşımın, modern biyoteknolojik yöntemlerle doğrulanması açısından büyük önem taşıyor. Bu yöntem, gelecekte antiviral tedavi ve koruyucu sağlık stratejilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.