Özersay: Bu meclisten memlekete hayır yok

Özersay: Bu meclisten memlekete hayır yok

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay “bugün hem Meclis’teki siyasi aritmetik hem de temsiliyet sorunu olan böyle bir Hükümetin varlığı nedeniyle MECLİS, “SORUN ÇÖZEN” olmaktan ziyade “SORUN YARATAN” bir hal aldı.” ifadelerini kullandı

Anayasa Mahkememiz haklı olarak Anayasaya aykırılık denetimi yaptı ve aykırılığı saptayınca iptal kararı aldı. Eğer karar gerekçesi Anayasamızda belediye seçimleri “dört yılda bir yapılır” denilmesine ve Haziran 2022’de yapılması gerekmesine rağmen Kasım’da yapılıyor, bu nedenle Anayasaya aykırıdır noktasına dayandırıldıysa, bu saatten sonra Kasım 2022’de de olsa, Ocak 2023’te de olsa belirlenecek yeni seçim tarihi yine ANAYASAYA AYKIRI olacak ve iptal edilebilecek.

Şimdi birileri Meclis’teki  tüm partiler anlaşsın, ortak bir tarih belirlesin ve belediye seçimleri yapılsın diyor. Ancak UBP-CTP-DP-YDP tümü birlikte ve oybirliği ile bir başka seçim tarihi de belirleseler sonuç değişmeyecek aslında çünkü ANAYASAYI BİRLİKTE İHLAL ETMİŞ OLACAKLAR. TEK FARK öyle bir karara CTP de tamam diyeceğinden (eğer derse) CTP’nin konuyu Anayasa Mahkemesine GÖTÜRMEMESİ olacaktır. Ancak bu olsa bile bu siyasi partiler dışında başka aktörler de o belirlenecek yeni tarihi Anayasa Mahkemesine taşıyıp iptal ettirebilir.

Mesela Anayasamıza göre kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren alanlarda kurum, kuruluş veya SENDİKALAR da Anayasa Mahkemesi önünde iptal davası açabilir. Yani örneğin belediyelerde örgütlü Belediye Emekçileri Sendikası (BES), Meclis’teki tüm partiler anlaşsa ve yeni bir belediye seçimi tarihi belirleseler bile, konuyu Anayasa mahkemesine götürüp İPTAL ETTİREBİLECEKTİR.

Tablo çok nettir aslında: Bugün hem Meclis’teki siyasi aritmetik hem de temsiliyet sorunu olan böyle bir Hükümetin varlığı nedeniyle MECLİS, “SORUN ÇÖZEN” olmaktan ziyade “SORUN YARATAN” bir hal aldı. Herkes şapkasını önüne koysun, yapılması gereken bellidir. Parti tabanı desteğini önemsemeyen, parti içi seçimi sıfırla çarpabilen, koltukta ne kadar kalırsam o kadar kardır diyen bir zihniyetin erken seçim çağrısına kulak vereceğine gerçekten inanıyor musunuz? Erken seçimi gerçekten zorlamak istiyorsanız yapılması gereken şey böyle bir hükümete “çağrı” yapmaktan çok daha farklı bir şey değil midir?

Meclis’in bu halinden memlekete hayır yok…

“bugün hem Meclis’teki siyasi aritmetik hem de temsiliyet sorunu olan böyle bir Hükümetin varlığı nedeniyle MECLİS, “SORUN ÇÖZEN” olmaktan ziyade “SORUN YARATAN” bir hal aldı.” ifadelerini kullandı

Anayasa Mahkememiz haklı olarak Anayasaya aykırılık denetimi yaptı ve aykırılığı saptayınca iptal kararı aldı. Eğer karar gerekçesi Anayasamızda belediye seçimleri “dört yılda bir yapılır” denilmesine ve Haziran 2022’de yapılması gerekmesine rağmen Kasım’da yapılıyor, bu nedenle Anayasaya aykırıdır noktasına dayandırıldıysa, bu saatten sonra Kasım 2022’de de olsa, Ocak 2023’te de olsa belirlenecek yeni seçim tarihi yine ANAYASAYA AYKIRI olacak ve iptal edilebilecek.

Şimdi birileri Meclis’teki  tüm partiler anlaşsın, ortak bir tarih belirlesin ve belediye seçimleri yapılsın diyor. Ancak UBP-CTP-DP-YDP tümü birlikte ve oybirliği ile bir başka seçim tarihi de belirleseler sonuç değişmeyecek aslında çünkü ANAYASAYI BİRLİKTE İHLAL ETMİŞ OLACAKLAR. TEK FARK öyle bir karara CTP de tamam diyeceğinden (eğer derse) CTP’nin konuyu Anayasa Mahkemesine GÖTÜRMEMESİ olacaktır. Ancak bu olsa bile bu siyasi partiler dışında başka aktörler de o belirlenecek yeni tarihi Anayasa Mahkemesine taşıyıp iptal ettirebilir.

Mesela Anayasamıza göre kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren alanlarda kurum, kuruluş veya SENDİKALAR da Anayasa Mahkemesi önünde iptal davası açabilir. Yani örneğin belediyelerde örgütlü Belediye Emekçileri Sendikası (BES), Meclis’teki tüm partiler anlaşsa ve yeni bir belediye seçimi tarihi belirleseler bile, konuyu Anayasa mahkemesine götürüp İPTAL ETTİREBİLECEKTİR.

Tablo çok nettir aslında: Bugün hem Meclis’teki siyasi aritmetik hem de temsiliyet sorunu olan böyle bir Hükümetin varlığı nedeniyle MECLİS, “SORUN ÇÖZEN” olmaktan ziyade “SORUN YARATAN” bir hal aldı. Herkes şapkasını önüne koysun, yapılması gereken bellidir. Parti tabanı desteğini önemsemeyen, parti içi seçimi sıfırla çarpabilen, koltukta ne kadar kalırsam o kadar kardır diyen bir zihniyetin erken seçim çağrısına kulak vereceğine gerçekten inanıyor musunuz? Erken seçimi gerçekten zorlamak istiyorsanız yapılması gereken şey böyle bir hükümete “çağrı” yapmaktan çok daha farklı bir şey değil midir?

Meclis’in bu halinden memlekete hayır yok…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER