Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirilen Siyasi Partiler Konseyi toplantısının ardından yapılan açıklamalar, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından ortaya konulan dört maddelik metodoloji etrafında dikkat çekici bir siyasi uzlaşı oluştuğunu gösterdi.
Toplantının ardından açıklama yapan siyasi parti temsilcileri, Kıbrıs konusunda yeni bir müzakere sürecinin ancak somut sonuçlar üretecek bir zeminde ilerlemesi gerektiği konusunda ortak görüş ortaya koydu. Özellikle Cumhurbaşkanı Erhürman’ın ortaya koyduğu dört başlığın, taraflar arasında güven oluşturabilecek ve ilerleme sağlayabilecek bir çerçeve sunduğu yönündeki değerlendirmeler öne çıktı.
Başbakan Yardımcısı ve Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, dört maddelik yaklaşımın önemine dikkat çekerek, bu başlıklarda somut ilerleme sağlanması halinde yeni bir müzakere sürecinin anlamlı olabileceğini ifade etti. Ataoğlu, sonuç üretmeyecek görüşmelerin yeniden başlamasının herhangi bir fayda sağlamayacağını vurguladı.
Başbakan Ünal Üstel de yaptığı değerlendirmede, geçmişte uzun yıllar süren ancak sonuç alınamayan süreçlerin tekrarlanmaması gerektiğini belirterek, sonuç odaklı ve gerçekçi bir yaklaşımın önemine işaret etti.
Ana muhalefet lideri Sıla Usar İncirli ise Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu metodolojinin Kıbrıs konusunda ilerleme sağlanabilmesi açısından önemli bir çerçeve sunduğunu belirterek, diyalog ve diplomasi zeminini güçlendirecek adımların desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Siyasi gözlemciler, hükümet ve muhalefet kanadından gelen açıklamaların, farklı siyasi görüşlere rağmen Erhürman’ın dört maddelik yaklaşımı etrafında ortak bir anlayışın şekillenmeye başladığını ortaya koyduğunu değerlendiriyor. Buna göre taraflar, kapsamlı müzakerelerin yeniden başlamasından önce somut ilerleme sağlayacak güven artırıcı adımların hayata geçirilmesi gerektiği konusunda benzer bir noktada buluşuyor.
Ortaya çıkan tablo, Kıbrıs konusunda uzun süredir görülmeyen ölçüde geniş bir siyasi mutabakat görüntüsü verirken, önümüzdeki dönemde dört maddelik metodolojinin diplomatik temasların merkezindeki başlıklardan biri olmaya devam edeceği belirtiliyor.





