Tufan Erhürman, son gelişmelerin ardından yaptığı açıklamada kriz yönetiminin temel ilkelerine dikkat çekti. Erhürman, güven, şeffaflık ve katılımcılığın sürecin merkezinde olması gerektiğini vurguladı.
“Güven olmadan kriz yönetimi mümkün değil”
Erhürman, kriz yönetiminin en önemli unsurunun güven olduğunu belirterek, sürecin başından itibaren güven ortamının tesis edilmesi gerektiğini ifade etti. Açıklamasında, “Güven yoksa kriz yönetmek mümkün değildir. Sürecin akışında da güveni sarsmaktan kaçınılmalıdır” dedi.
Katılımcılık ve şeffaflık çağrısı
Kriz dönemlerinde fedakârlık yapılması gerekiyorsa, bundan etkilenecek kesimlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini belirten Erhürman, devletin imkanlarının ve paylaşım ilkelerinin açık şekilde ortaya konmasının önemine dikkat çekti.
“Kriz Masası” vurgusu yapan Erhürman, desteklenecek ve özveride bulunacak kesimlerin adil, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla belirlenmesi gerektiğini söyledi.
“Şiddet hiçbir koşulda mazur görülemez”
Erhürman açıklamasında, eylemlerde şiddetsizliğin esas olduğunu vurgulayarak, “Hangi taraftan gelirse gelsin şiddeti mazur görmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Güvenlik güçlerinin müdahalelerinde ise yasallık, ölçülülük ve orantılılık ilkelerine uyulmasının insan haklarının gereği olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanlığının rolüne dikkat çekti
Erhürman, Cumhurbaşkanlığının Anayasa çerçevesinde yürütmenin iki ayağından biri olduğunu hatırlatarak, devletin ve toplumun birliğini temsil ettiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanlığının süreçte aktif rol alacağını belirten Erhürman, kurumun tarafsızlık, sağduyu ve diyalog temelinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.
“Bu halk krizleri aşmayı bilir”
Açıklamasının sonunda Kıbrıs Türk halkına vurgu yapan Erhürman, toplumun geçmişte daha ağır krizleri birlik ve dayanışma ile aştığını belirterek, mevcut sürecin de aynı anlayışla aşılacağına inandığını dile getirdi.





