Cumhurbaşkanı Tatar, Oktay başkanlığındaki TBMM Dışişleri Komisyonu heyetini kabul etti Cumhurbaşkanı Tatar, Oktay başkanlığındaki TBMM Dışişleri Komisyonu heyetini kabul etti

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, Rum basınına yansıyan haberlere göre, Pile konusunda bir uzlaşmaya varıldığını belirterek hükümet yetkililerinin Pile konusunda bilgi vermediği gerekçesi ile Rum basına muhtaç  bırakıldığını vurguladı.

Özersay’ın yazısının tamamı şöyle:

“Bu sabah Rum basınına yansıyan haberlere göre, Pile konusunda bir uzlaşmaya varıldı. Tahminim, en baştan itibaren söylediğimiz üzere, bu yolda dileyenin KKTC’den gelip Pile’ye ve oradan da güneye dilediği gibi geçemeyeceği güvencesinin diğer tüm taraflara verilmesi gereği ve verilmiş olduğudur. Buradan yayınladığım videoları izleyenler anımsayacaktır, insan kaçakçılığının ciddi artış gösterdiği bir dönemde kuzeyden güneye kontrolsüz geçiş suistimali yaratacak bir şeye kimse sıcak bakmaz, bu nedenle yeni bir kontrol noktasına, gümrük ve muhaceret denetimine açık olduğumuzu üçüncü taraflara söylemeliyiz demiştim. Tahminim gidişat bu yöndedir, tahminim diyorum çünkü günlerdir çağrı yapmamıza rağmen Cumhurbaşkanlığı ve/veya Dışişleri Bakanlığı ZAHMET EDİP muhalefete bilgi vermemiş, görüş sormamıştır. Bu nedenle bizi Rum basınına  muhtaç bırakmıştır.

Şimdi bu sürece bakıldığı zaman “ben yaptım oldu” yaklaşımının değil, haklı olduğunuzu bir mantık çerçevesinde diğer taraflara diplomasi yoluyla anlatıp uzlaşmaya açık olduğunuzda sonuç alabilecek olduğunuz bir daha görülmüş oldu. “Tanınma olmadan hiç bir şey görüşmeyiz” yaklaşımı orada dururken Rum tarafıyla BM aracılığıyla görüşmek ve belki de 1 Eylül dünya barış gününde anlaşmak  da adeta kaderin cilvesi gibi Tahsin beye nasip oluyor sanırım…

Bu konu Eylül’ün üçüncü haftası öncesi sonuçlandırıldığı takdirde New York’ta bu kez başka hamlelerin geleceğini tahmin etmek zor değil. Peki bizim taraf buna ne kadar hazır? Eskiden New York öncesi Cumhurbaşkanları diğer tüm siyasi partilere bilgilendirme yapar, görüş sorardı. Neyse diyeceklerim bu kadar.”