Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği (AHDR), Birleşmiş Milletler’e bağlı üç özel raportörün, iki toplumlu barış eğitimi programı “Imagine”ın uygulanmasına yönelik engeller ve siyasi müdahaleler konusunda Rum liderliği ile Kıbrıs Türk tarafına resmi bildirim gönderdiğini açıkladı.
AHDR tarafından yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürler mekanizması kapsamında hazırlanan yazıların 4 Mart 2026 tarihinde iletildiği belirtildi. Açıklamada, yazıların BM’nin hakikat, adalet ve tekrar etmeme garantileri özel raportörü Bernard Duhaime, kültürel haklar özel raportörü Alexandra Xanthaki ve eğitim hakkı özel raportörü Farida Shaheed tarafından imzalandığı kaydedildi.
Açıklamada, raportörlerin “Imagine” programına yönelik saldırılar, gecikmeler ve siyasi engellemelerin barış inşası çabalarını zayıflatabileceği, uzlaşı ihtimaline zarar verebileceği ve 2017’den bu yana iki toplum arasında güven oluşturulması yönünde sağlanan ilerlemeyi tersine çevirebileceği uyarısında bulunduğu ifade edildi.
BM uzmanlarının, programın önceki iki toplumlu yapısı içerisinde yeniden kesintisiz şekilde uygulanmasının sağlanmasını istediği belirtilen açıklamada, “Imagine”ın önemli bir önleyici barış inşası mekanizması olarak tanımlandığı ve siyasi engellemeler yerine kurumsal destek görmesi gerektiğinin vurgulandığı kaydedildi.
Açıklamada, her iki tarafa da yanıt vermeleri için 60 gün süre tanındığı ancak bugüne kadar kamuoyuna açık herhangi bir yanıt verilmediği belirtildi.
"IMAGINE" PROGRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER
AHDR açıklamasında, BM raportörlerinin “Imagine” programını kapsamlı biçimde değerlendirdiği ifade edildi.
Raportörlerin, programın 2016 yılında kurulduğunu ve 2017’de iki liderin mutabakatıyla İki Toplumlu Eğitim Teknik Komitesi himayesine alındığını kaydettiği belirtildi.
Programın AHDR ile Home for Cooperation tarafından yürütüldüğü ve Alman Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse edildiği belirtilen açıklamada, programın kültürlerarası diyalog, eleştirel düşünce, eşitlik, ayrımcılıkla mücadele, çoğulculuk, karşılıklı anlayış ve barış kültürünü teşvik etmeyi amaçladığı ifade edildi.
Açıklamada, bugüne kadar programa 8 binden fazla öğrenci ile 2 bin 600 öğretmenin katıldığı, girişimin BM raporlarında güven artırıcı önlem olarak tanımlandığı ve raportörler tarafından “Kıbrıs’ta Rum ve Türk toplumları arasında sistematik biçimde güven inşa eden tek işleyen mekanizma” şeklinde nitelendirildiği kaydedildi.
KIBRISLI RUM LİDERLİĞİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLER
Raportörlerin Rum liderliğine gönderdiği yazıda, 2025-2026 eğitim yılı için Rum okullarının programa katılımına izin veren genelgenin gecikmeli yayımlanmasının ve programa yönelik yanlış bilgilendirme kampanyalarının ele alındığı belirtildi.
Açıklamada, genelgenin 18 Şubat 2026 tarihinde, eğitim yılının ortasında yayımlandığı ve bunun programın başlangıcından bu yana yaşanan ilk gecikme olduğu ifade edildi.
Bazı medya kuruluşları, siyasetçiler ve milliyetçi grupların özellikle kuzey ziyaretleri konusunda yanlış bilgiler yaydığı belirtilen açıklamada, bu durumun “korku iklimi” yaratarak bazı okulların iki toplumlu etkinliklerden çekilmesine yol açtığı kaydedildi.
Raportörlerin, Rum tarafına gecikmenin nedenleri, yanlış bilgilendirme ve düşmanca söylemlerle mücadele için alınan önlemler ile Eğitim Teknik Komitesi’nin 2017 tavsiyelerinin uygulanmasına ilişkin sorular yönelttiği ifade edildi.
KIBRISLI TÜRK LİDERLİĞİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLER
Açıklamada, Kıbrıs Türk tarafına gönderilen yazının ise programın Ekim 2022’den bu yana askıya alınmasına odaklandığı belirtildi.
Raportörlerin, 31 Ekim 2022 tarihinde yayımlanan genelgeyle programa katılımın “egemen eşitlik” ve “iki ayrı devlet” politikaları gerekçe gösterilerek durdurulduğunu anımsattığı kaydedildi.
BM uzmanlarının, programın yeniden başlatılmamasının projeyi ciddi şekilde aksattığını ifade ettiği belirtilen açıklamada, Kıbrıs Türk tarafına askıya alma kararının gerekçesi, kararın yeniden değerlendirilip değerlendirilmediği ve eğitim alanında şiddetin tekrarını önlemeye yönelik hangi adımların atıldığı sorularının yöneltildiği ifade edildi.
EĞİTİMİN ÖNEMİ
AHDR açıklamasında, raportörlerin eğitim sistemleri ve kamusal söylemlerin ya uzlaşıyı güçlendirdiğini ya da bölünmeyi derinleştirdiğini vurguladığı belirtildi.
BM uzmanlarının, insan hakları eğitimi, kültürlerarası diyalog, karşılıklı anlayış ve birlikte yaşam kültürünün desteklenmesinin devletlerin pozitif yükümlülüğü olduğunu ifade ettiği aktarılan açıklamada, nefret söylemi ve ayrıştırıcı söylemlerin engellenmesinin önemine dikkat çekildiği kaydedildi.
Açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin her iki tarafa da barış eğitimi çalışmalarını güçlendirme, Eğitim Teknik Komitesi’ni destekleme ve gençlerin barış sürecine katılımını artırma çağrısı yaptığı da belirtildi.
AHDR, üç BM özel raportörünün müdahalesinin, Kıbrıs’ta barış eğitimi ve iki toplumlu iş birliği konusunda son yıllardaki en önemli uluslararası insan hakları girişimlerinden biri olduğunu ifade etti.
Açıklamada, söz konusu yazıların her iki liderliği de uluslararası insan hakları denetimi altına aldığı, “Imagine” programına yönelik engelleri insan hakları yükümlülükleri ve barış inşası taahhütleriyle ilişkilendirdiği ve programın korunarak yeniden işler hale getirilmesi çağrısı yaptığı belirtildi.





