Eski Maliye Bakanı Birikim Özgür, pandemi sonrası dünyada yaşanan enflasyonist sürecin Kuzey Kıbrıs’a da ağır şekilde yansıdığını belirterek, asıl sorunun küresel krizlerin üzerine eklenen yerel ekonomi yönetimi hataları olduğunu vurguladı.

Özgür, kaleme aldığı yazıda, pandemi döneminde dünya genelinde üretim kapasitesinin gerilediğini, tedarik zincirlerinin kırıldığını ve ekonomilerin yeniden açılmasıyla talebin hızla arttığını ifade etti. Arzın aynı hızda toparlanamaması nedeniyle fiyatların yükseldiğini belirten Özgür, buna para genişlemesi, enerji krizi ve Rusya-Ukrayna savaşının da eklendiğini kaydetti.

Gelişmiş ülkelerin enflasyonla mücadelede faiz artırımı, parasal sıkılaşma ve beklenti yönetimiyle önemli ölçüde yol aldığını ifade eden Özgür, Kuzey Kıbrıs’ta ise küresel enflasyonun ithal edildiğini, ardından buna yerel yanlışların eklendiğini söyledi.

Petition launched to make balcony safety a legal requirement in North Cyprus
Petition launched to make balcony safety a legal requirement in North Cyprus
İçeriği Görüntüle

“Özel sektör ağır bedel ödedi”

Pandemi döneminde özel sektörün çok ağır bir sınavdan geçtiğini belirten Özgür, otellerin kapandığını, birçok işletmenin gelirlerinin durduğunu ve özel sektör çalışanlarının maaş alamadığı dönemler yaşandığını hatırlattı.

Özgür, birçok işletmenin gelirleri durmuş olmasına rağmen çalışanlarını, üretim kapasitesini ve gelecekte yeniden açılma umudunu korumak için büyük fedakârlık yaptığını ifade etti.

“Kamu tarafında seçim ekonomisi hâkim oldu”

Aynı dönemde kamu maliyesinde ise farklı bir tablo yaşandığını savunan Özgür, Cumhurbaşkanlığı seçiminin gölgesinde seçim ekonomisi anlayışının öne çıktığını belirtti.

Kamu maliyesinde oluşan kırılganlıkların yeterince ciddiye alınmadığını ifade eden Özgür, “Nasıl olsa Türkiye ile ilişkilerimiz güçlüdür” anlayışıyla mali açıkların geri plana itildiğini ve sorunların ertelendiğini kaydetti.

“Frenler zorlanırken gaza basıldı”

Özgür, 2024 yılında tablonun daha da ağırlaştığını belirterek, yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 53 seviyesinde gerçekleşmesine rağmen kamu harcamalarının yaklaşık yüzde 63 artırıldığını ifade etti.

Bu tabloyu “Kamyonun frenleri zorlanırken gaza basılmaya devam edildi” sözleriyle değerlendiren Özgür, yaşananların bir ekonomi yönetimi tercihi olduğunu vurguladı.

“Gerçeklerle yüzleşmek yerine baş kuma gömüldü”

Birikim Özgür, sorunları erken aşamada görmek yerine “deve kuşu siyaseti” olarak nitelendirdiği bir yaklaşımın tercih edildiğini belirtti.

Gerçeklerle yüzleşmek yerine zaman kazanma çabasının öne çıktığını ifade eden Özgür, ancak artık zamanın tükendiğini kaydetti.

“Devlet cari harcamalar için borçlanmaya başladı”

Özgür, 2025 yılının ikinci yarısından itibaren devletin cari harcamalarını karşılamak için borçlanmaya başladığını belirterek, bunun önemli bir kırılma noktası olduğunu ifade etti.

Yatırım için borçlanmak ile maaş ve günlük harcamalar için borçlanmak arasında ciddi fark bulunduğunu vurgulayan Özgür, birincisinin geleceğe yatırım, ikincisinin ise gelecekteki gelirleri bugünden tüketmek anlamına geldiğini söyledi.

“Yeni dönemde ekonomik akıl oylanacak”

Birikim Özgür, ülkenin önünde artık yeni bir gerçeklik bulunduğunu belirterek, meselenin hangi partinin seçimi kazanacağı tartışmasının ötesine geçtiğini ifade etti.

Özgür, Kıbrıslı Türklerin nasıl bir ekonomik düzen istediği sorusunun artık temel mesele haline geldiğini belirterek, yeni dönemde toplumun önüne mali disiplin, kurumsal dönüşüm, toplumsal diyalog ve ortak sorumluluk anlayışının çıkacağını kaydetti.

Mevcut iktidarın “deve kuşu politikasını” sürdürmeye çalıştığını savunan Özgür, ana muhalefetin ise mali disiplinin toplumsal paydaşlarla birlikte yürütülecek bir dönüşüm süreciyle mümkün olacağını daha açık biçimde anlattığını ifade etti.

Özgür yazısında, önümüzdeki dönemde yapılacak tercihin yalnızca bir hükümet tercihi olmayacağını belirterek, “Nasıl bir ekonomik akıl ile yönetileceğimiz de sandıkta oylanacak” değerlendirmesinde bulundu.