Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yeni asgari ücreti belirlemek üzere temmuz ayında toplanması beklenirken, taraflardan açıklamalar gelmeye devam ediyor. İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, kamu maaşlarına müdahale edilememesinin ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini savunarak, devletin son üç yılda kamu maaşlarını ödeyebilmek için 500 milyon dolar borçlanmak zorunda kaldığını söyledi.
Eda Alisinanoğlu’nun Kıbrıs TV’de hazırlayıp sunduğu “Kıbrıs’ta Gündem” programına konuk olan Arhun, asgari ücret tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Asgari ücret veriler ışığında belirlenmeli”
Arhun, Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen milli gelirin genel olarak 40 bin Euro, asgari ücretin ise yaklaşık bin 500 Euro seviyesinde olduğunu belirterek, bu oranın yüzde 4 civarında olduğunu söyledi.
Türkiye’de bu oranın yüzde 5, Güney Kıbrıs’ta ise yüzde 3 olduğunu ifade eden Arhun, Kuzey Kıbrıs’ta ise oranın yüzde 7,5 seviyesine ulaştığını savundu. Ülkede kişi başına düşen milli gelirin 15 bin Euro, asgari ücretin ise yaklaşık bin 200 Euro seviyesinde olduğunu kaydeden Arhun, kararların tüm ekonomik veriler dikkate alınarak verilmesi gerektiğini vurguladı.
“İp Gardiyanoğlu döneminde koptu”
Sadık Gardiyanoğlu’nun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı döneminde asgari ücretin 600 sterlin seviyesinden 900 sterlinin üzerine çıktığını hatırlatan Arhun, “İp burada koptu” dedi.
Dünyanın hiçbir yerinde asgari ücretin reel anlamda yüzde 50 artırılmasının görülmediğini savunan Arhun, yasada hayat pahalılığı oranının dikkate alınmasının yer aldığını ancak bunun tek başına zorunlu bir kriter olmadığını söyledi. Arhun, o dönemde hayat pahalılığı dışındaki verilerin yeterince dikkate alınmadığını iddia etti.
“Masadaki sendikalar kamu çalışanlarını düşünüyor”
Asgari ücret masasındaki en önemli unsurlardan birinin sendikaların yapısı olduğunu ifade eden Arhun, masada yer alan sendikaların kamu sendikası olduğunu ileri sürdü.
Özel sektör çalışanı ve işverenin koşullarının yeterince anlaşılmadığını savunan Arhun, “Dönem dönem şunu sezinliyorum: Asgari ücrete gelecek artış oranının veya asgari ücret seviyesinin yükselmesinin kamuya da olumlu yansıyacağından hareket ediyorlar. Bana sorarsanız kamu çalışanlarını düşünerek hareket ediyorlar. Böyle bir sezgim var” dedi.
“En zor durumda olan sektör üretim sektörü”
Üretim sektörünün en zor durumda olan alanlardan biri olduğunu belirten Arhun, et ithalatının yasak olmasını ve Güney Kıbrıs’a kıyasla fiyatların daha yüksek olmasını örnek gösterdi.
Et fiyatlarının düşürülebilmesi için işçilik ya da enerji maliyetlerinin azaltılması gerektiğini söyleyen Arhun, bunun mümkün olmaması halinde sektörün desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
“Mümkün olan en yüksek rakam verilsin ama sağlıklı verilerle karar alınsın”
Asgari ücretin artırılmasına karşı olmadıklarını belirten Arhun, kararın gerçekçi ve sürdürülebilir verilere dayanması gerektiğini söyledi.
Arhun, “Mümkün olan en yüksek rakam verilsin. Güneye bakılsın, kuzeye bakılsın. Ancak böyle bir dünya yok; herkes istediği rakamı söyleyerek asgari ücret belirlenemez. Harita içerisinde iğne başı kadar yerimiz var. Dünya ile entegre olduğumuz bir yerde, tüm verilere sağlıklı şekilde bakılarak karar verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Komisyon temmuz ayında toplanacak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, haziran ayı hayat pahalılığı verilerinin açıklanmasının ardından Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun temmuz ayında toplanacağını açıklamıştı.
Hür-İş Genel Başkanı Ahmet Serdaroğlu ise hayat pahalılığı oranının gerçeği yansıtmadığını belirterek, refah payı verilmesi gerektiğini söylemişti. Serdaroğlu, “Geçinebilecek, insan onuruna yaraşır bir ücret yoksa, oy da yoktur” mesajını vermişti.
İstatistik Kurumu’nun Mayıs 2026 raporuna göre hayat pahalılığı, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 14,33, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 37,28 artış gösterdi.






