Ürün Solyalı, Anayasa Mahkemesi’nin Yasa Gücünde Kararnameler’e ilişkin gerekçeli kararının yayımlanmasının ardından hükümete ve Meclis’e yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.
“yasama yetkisi meclisindir” vurgusu
Solyalı, AYM’nin D.5/2026 sayılı kararının, Bakanlar Kurulu üyeleri ve Meclis Başkanı tarafından dikkatle incelenmesi gerektiğini belirterek, kararın temel mesajının açık olduğunu ifade etti. Buna göre, yasama yetkisinin halk adına Cumhuriyet Meclisi’ne ait olduğu vurgulandı.
Yasa Gücünde Kararnamelerin ise yalnızca istisnai, sınırlı ve geçici bir yetki kullanımı olduğuna dikkat çeken Solyalı, bu araçların ekonomik konularla sınırlı olması, ivedilik taşıması ve Meclis denetimine tabi olması gerektiğini hatırlattı.
90 gün uyarısı: “kendiliğinden yürürlükten kalkar”
Açıklamada, AYM’nin yorumunun son derece net olduğuna işaret eden Solyalı, Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan bir Yasa Gücünde Kararname’nin Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra 90 gün içinde Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüp karara bağlanmaması halinde, sürenin sonunda otomatik olarak yürürlükten kalkacağını belirtti.
“hükümet meclisi görmezden gelemez”
Solyalı, bu kararın yalnızca teknik bir hukuk tartışması olmadığını vurgulayarak, hükümetin Meclis’i devre dışı bırakan yaklaşımından vazgeçmesi gerektiğini ifade etti. Meclis Başkanlığı’nın da yasama organına sahip çıkmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
420 kararname sorusu gündemde
2019 yılından bu yana askıda bulunan yaklaşık 420 Yasa Gücünde Kararname’ye dikkat çeken Solyalı, hükümetin bu konuda nasıl bir adım atacağı sorusunu gündeme taşıdı.
Bakanlar Kurulu’nun halen her toplantıda yeni kararnameler üretmeye devam ettiğini belirten Solyalı, Meclis’in yeterince çalıştırılmadığı bir ortamda bu düzenlemelerin hukuki durumunun belirsizliğini koruduğunu ifade etti.
Solyalı, söz konusu kararnamelerle oluşturulan hukuk düzeni, ekonomi ve haklar açısından ortaya çıkan belirsizliğin giderilmesi gerektiğini vurgulayarak, hükümete açık ve net bir adım atma çağrısında bulundu.





