MAĞUSA İNİSİYATİFİ’NDEN TASLAK EMİRNAMEYE DESTEK

İNİSİYATİF, EMİRNAMENİN, EN KISA SÜREDE YAPICI ÖNERİLERLE HARMANLANARAK ONAYLANMASINI VE DEVAM EDEN İMAR PLANI SÜRECİNİN HALKIN ETKİN KATILIMINA AÇILMASINI TALEP ETTİ

MAĞUSA İNİSİYATİFİ’NDEN TASLAK EMİRNAMEYE DESTEK

Mağusa İnisiyatifi, Mağusa İskele Yeniboğaziçi Taslak Emirnamesi’nin en kısa sürede yapıcı önerilerle harmanlanarak onaylanması ve devam eden imar planı sürecinin halkın etkin katılımına açılması talebinde bulundu.

Mağusa İskele Yeniboğaziçi Taslak Emirnamesi ve kentlerin gelişimi hakkındaki görüşlerini açıkladı.

Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi’ni kapsayan emirname taslağını bölgedeki bağlantısız, yaygın ve çarpık yapılaşmayı geçici olarak düzenleyen bir ara adım olarak olumlu bulduklarına işaret eden inisiyatif, amaçları gözetildiğinde geç bile kalmış olan emirnamenin en kısa sürede yapıcı öneriler harmanlanarak onaylanmasını ve devam eden imar planı sürecinin halkın etkin katılımına açılmasını istedi.

Mağusa İnisiyatifi’nin, “İyi İdare Yasası” gibi çağdaş bir mevzuatın idareye "iyi" olmayı yüklediği kadar vatandaşa da "iyi vatandaş" olmayı yüklediği bilincinde olduğuna işaret edilen açıklamada, idarenin en önemli fonksiyonlarından biri olan planlamanın sadece devlet eliyle yürütülemeyecek kadar büyük bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

“Sorumluluk sahibi iyi vatandaşlar olarak kentimize sahip çıkacağımızı beyan ederiz” denilen açıklamada, imar planının en geç 1 yıl içinde katılımcı bir anlayışla hazırlanması ve yürürlüğe girmesi koşuluyla, emirnamenin amaçlarına ve imar planı sürecinin sağlıklı yürütülmesine katkısı olacağını düşündükleri önerilerimizi ilgililere sundukları belirtildi.

ÖNERİLER

Mağusa İnisiyatifi, 4 başlıkta özetle görüş ve önerileri şunlardır:

“Özel Çevre Koruma bölgeleri ve sahil ekosisteminin korunması için nasıl stratejiler geliştirilebilir? Kamusal kıyı şeridi oluşturulması için neler yapılabilir? Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) içinde yer almayan ancak kıyı ve delta ekosisteminin önemli parçası olan Salamis antik kenti güneyindeki bölgenin (Silver Beach ve DAÜ Deniz tesisleri arasındaki kumullar ve delta bölgesi) ekolojik yapısının korunması için ek tedbirler alınmalıdır.

Çanakkale bölgesi (DAÜ Güney Kampüsü dahil) ve Gülseren bölgesinde göletlerin ekolojik eşikleri içine nüfuz eden yapılaşmanın emirname ve takip edecek imar planı ile yasallaşmasının önüne geçilecek düzenlemeler yapılmalıdır.

Serbest liman bölgesi kentin kamusal kıyı bağlantısını engellemek ve tarihi sur duvarları ile kent ilişkisini zedelemekle birlikte büyük ölçüde çevre ve hava kirliliği yaratmaktadır. Bu bölgenin imar planı kapsamında kent dışına taşınması, mevcut limanın ise balıkçı ve turizm limanına dönüştürülmesi düşünülmelidir.

Sürdürülebilir kentsel gelişimde kent merkezlerinin rolü nedir?Konut edinme ve altyapı planlaması nasıl desteklenebilir? İmar planı sürecinde ve uzun vadede Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi kent merkezlerinin nüfus ve hizmet kapasitelerinin artırılması ve sürdürülebilir kent biçimlerinin oluşmasının sağlanması amaçlanmalıdır. Kent merkezlerinin yeşil alan, etkinlik/ pazar alanı, meydan, otopark alanı, yürüyüş ve bisiklet yolu gibi kamusal alanlarla donatılması, bu alanların yerli halk için de daha çekici olmasına, daha nitelikli yapım/inşaat süreçlerine katkıda bulunacaktır.

Emirnamenin genel hatları ile küçük ölçekli Akdeniz kentlerinde görülen yoğunluklar ve kat yükseklikleri ile tutarlı öngörüleri vardır. Yapı arsa oranlarının ve kat yükseklerinin kısmen artırılması mümkün olmakla birlikte bu artışın kent içindeki boşlukları tamamlayacak şekilde düzenlenmesi düşünülmelidir. Emirnamede kahverengi ve kırmızı bölge gibi Mağusa kent merkezini oluşturan alanlarda yoğunluklar belli limitler içinde artırılabilir. İmar planında merkezde boş arazilerin yapılaşmasını veya mevcut yoğunluğun arttırılmasının teşvik edilmesi sonucu parçacıl yapılaşma ve yayılma engellenmiş olur.

Kentsel planlama konut politikaları ile desteklenmelidir.Kent merkezlerinde sosyal konut bölgelerinin düzenlenmesi ve konut kooperatiflerinin oluşması özendirilebilir. Mevcut konut fazlası değerlendirilmeli, dar gelirliden başlanarak adil konut edinme politikaları düşünülmelidir. Ulaşım planlamasının sosyal donatılara, kamusal servislere ve sahile erişimi kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi düşünülmelidir. Örneğin emirnamede sahil şeridine erişebilecek dikey aksların oluşmasına imkân tanıyacak önlemlerin düşünülmesi ileride imar planının sağlıklı gelişimine imkân tanıyabilir.

Ulaşım, katı atık, kanalizasyon, yeşil alanlar ve sosyal donatılar gibi altyapıların ileriye dönük iyileştirilmesi ve yoğunluk planlamasının buna paralel düzlenmesi ekonomik gelişimin sürdürülebilirliği için bir fırsat olarak düşünülebilir. Böyle bir açılım için imar planı sürecinde değer kazanacak arazilerden ek vergi alınması ile altyapı yatırımlarının desteklenmesi düşünülmelidir. İmar düzenlemeleri yasal araçlar ile desteklenmelidir.

Planlama süreçlerinde sesi duyulmayan orta gelirli, işçi sınıfı ve düşük gelirlilerin kent haklarına sahip çıkmaları nasıl sağlanabilir? Şehirciliğin 1989 yılından beri süregelen kuşatılmış yalnızlığı nasıl kırılır?

Kent planlaması süreçlerinde sadece emlak sektörünün değil halkın farklı kesimlerinin ve dezavantajlı grupların da görüşlerinin plan içinde yer almasını sağlayacak yöntemlere olanak tanıyacak yasal düzenlemeler yapılmalı, günümüz demokratik toplumlarına uygun bir kent planlaması modeli oluşturulmalıdır. Planlamaya halkın katılımı tüzüğünün hayata geçirilmesi için en kısa sürede çalışma başlatılmalı, 55/89 İmar Yasası yeniden düzenlenmelidir.

Planlama ölçeklerine göre farklı aktörlerin plan süreçlerine katılımı sağlanmalıdır. Kent ölçeğinde belediyeler, ilgili odalar ve meslek kuruluşları, üniversiteler ve STÖ’ler katılım süreçlerine etkin danışma ve denetleme kurulları oluşturularak dahil olurken mahalli ölçeklerde kentsel ve mimari yarışmalar ve akademik çalışmalar ile geliştirilen farklı senaryoların ve yöntemlerin tartışıldığı sergiler ve kolokyumlar kent planlanmasında kullanılabilecek araçlardır.

Mağusa Suriçi’nin korunmasının yanında, sosyal ve ekonomik anlamda sürdürülebilir bir tarihi alana dönüştürülmesi nasıl sağlanabilir?

Mağusa Suriçi emirname içerisinde özel olarak tanımlanmakla birlikte, sadece Eski Eserler Yasası’ndaki tanımlara referans verilmiştir. Oysa bilindiği üzere, Gazimağusa Suriçi gibi bütünlüklü sit alanlarının özel koruma imar ve yönetim planlarına ihtiyacı vardır. Koruma süreçlerinin tanımlanmasının yanında, ekonomik ve sosyal gelişimin de özel koşullarla desteklendiği özel planlama araçlarının imar planına entegre biçimde geliştirilmesi gerekmektedir.

Mağusa Suriçi’nin mevcut dokusuna kentsel donatıların eklenmesinin, tarihi doku ile uyumlu dolgu yapılar üretilmesinin ve kültür-sanat işlevlerinin arttırılmasının, alanda giderek azalan konut kullanımını arttıracağı, boş yapıların yeniden kullanılmasını teşvik edeceği ve yerli halk için yeniden çekim alanına dönüşmesi yönünde ivme yaratacağı öngörülebilir.

İmar Planı kapsamında, Mağusa Suriçi’ndeki mevcut tarihi konutların restorasyonlarının gerçekleştirilerek yeniden kullanılması yönünde ekonomik araçların tanımlanması, bu tarihi alanın daha fazla değerlerini yitirmeden hem yerli halkın, hem de turistlerin daha etkin kullanımına imkan verecektir”

Zorlu Cezaroğlu

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER