GÜNDEM

Venezuela’dan KKTC’ye uyarı: Güç mü hukuk mu?

Venezuela’da yaşananlar üzerinden küresel güç–hukuk gerilimine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın açıklamaları, Birikim Özgür’ün kapsamlı analiziyle birlikte değerlendirildi. Özgür, Venezuela örneğinin KKTC için ertelenen reformlar, kurumsal zayıflık ve dışa bağımlılık açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Venezuela, Filistin ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan gelişmelerin “olan” ile “olması gereken” arasındaki gerilimi bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti. Erhürman, çıkar ilişkileri ve gücün belirleyici olduğu mevcut küresel düzene karşı, hukukun üstünlüğü, insan hakları, uygarlık ve barış temelinde şekillenen bir dünya düzeninin mümkün olduğunu vurguladı.

Erhürman, “olan”ı tespit etmenin, onu olduğu gibi kabullenmek anlamına gelmediğinin altını çizerek, insanlığın yüzyıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek oluşturduğu evrensel değerlerin korunması gerektiğini ifade etti. Bu değerlerden kopuşun, sadece belirli coğrafyaları değil tüm dünyayı daha kırılgan hale getirdiğini kaydetti.

Venezuela’dan KKTC’ye uzanan analiz

Erhürman’ın bu açıklaması, siyaset bilimci ve yazar Birikim Özgür’ün kaleme aldığı kapsamlı analizle birlikte değerlendirildi. Özgür, Venezuela’ya yönelik dış müdahalelerin uluslararası hukuk açısından açık biçimde hukuka aykırı olduğunu belirtirken, bu müdahalelere zemin hazırlayan iç yapısal sorunlara da dikkat çekti.

Özgür’e göre Venezuela örneği, ideolojik sloganların kurumsal kapasitenin yerini aldığı her coğrafya için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Kamuculuğun kurumsallık yerine siyasal sadakat üzerinden inşa edilmesinin, hesap verebilirliği zayıflattığını ve devleti dış baskılara karşı savunmasız bıraktığını vurgulayan Özgür, benzer bir kırılganlığın KKTC’de de uzun yıllardır ertelenen yapısal reformlar nedeniyle oluştuğunu savundu.

“Rantla ayakta kalan sistemler kırılgandır”

Birikim Özgür, Venezuela’da petrol gelirlerinin nasıl bir rant düzeni yarattıysa, KKTC’de de dış kaynaklara dayalı ekonomik yapının benzer bir rahatlık alanı oluşturduğunu ifade etti. Bu kaynakların kalkınma fırsatı olabileceğini ancak reformların yerine geçtiği noktada bağımlılığı derinleştirdiğini belirten Özgür, mali disiplin, liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesinin hayati önemde olduğunu kaydetti.

Özgür, reformlardan kaçınmanın bedelinin zamanla daha ağır ödendiğini vurgulayarak, “kendi kurumlarını güçlendirmeyen toplumlar, başkalarının aldığı kararlara maruz kalır” değerlendirmesinde bulundu. Venezuela örneğinin, dış müdahalelerin çoğu zaman içeride ertelenen reformların faturası olarak ortaya çıktığını gösterdiğini ifade etti.

Beş yıllık yol haritası çağrısı

Analizde, KKTC için beş yıllık net bir yol haritasına ihtiyaç olduğu vurgulanırken, bu sürecin mali disiplinin sağlanması, kamu yönetiminin güçlendirilmesi, üretim ekonomisine geçiş ve küresel sistemle daha akılcı entegrasyon başlıklarını içermesi gerektiği belirtildi. Türkiye’den gelen desteğin reformların ikamesi değil, kurumsal dönüşümün katalizörü olması gerektiği görüşü öne çıktı.

Erhürman’ın hukukun üstünlüğü ve evrensel değerler vurgusu ile Birikim Özgür’ün Venezuela üzerinden yaptığı yapısal uyarılar, KKTC’nin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.