Vejetaryen beslenme ve yoga

Vejetaryen beslenen kişiler, bitkisel besinleri tüketip, hayvansal besinleri (kırmızı et, tavuk, balık, süt ve sütten yapılan ürünler, yumurta gibi) sınırlı miktarda veya hiç tüketmezler. Vejetaryen beslenme kendi içinde sınıflara ayrılır. Veganlar hiçbir hayvansal kaynaklı besin tüketmeyip sadece bitkilerle beslenirler. Veganların bazıları arıdan sağlandığı için balı, kemiğin kaynatılmasıyla elde edilen jelatini, süt içerdiği için çikolatayı da reddetmektedirler. Lakto vejetaryenler bitkisel besinlerle birlikte hayvansal kaynaklı besinlerden süt ve süt ürünlerini tüketirler. Ova vejetaryenler diyette bitkisel besinlerle birlikte yumurta da tüketirler. Bunun yanında et ve süt tüketmezler. Lakto-ova vejetaryenler Bu diyeti öldürülmüş hayvan ürünü yemeyip, hayvan canlı iken ürettiği süt ve yumurtayı tüketirler. Günümüzde en fazla görülen vejetaryen beslenme tipi lakto-ova vejetaryen beslenmedir. Bu yazıda lakto-ova vejetaryen beslenmeyi ele alacağız.

Vedik gelenekler üzerine yapılan çalışmalar ışığında yoga uygulamalarının, vejetaryen yaşam tarzına nasıl bağlı olduğu incelenmiştir. Birbiriyle bütünleşik olan yoga ve vejetaryenlik, fiziksel ve spiritüel uyum için bir yapı oluşturuyor ve bu ikisi birlikte uygulandıkları zaman, sadece fiziksel sağlığa değil aynı zamanda spiritüel aydınlanmaya da giden bir yol sunuyorlar. Bazı yogini ve yogilere göre yoga uygulamasının en önemli kısmı, vejetaryen beslenmeye, yani gereksiz zalimlikten, zarar vermekten ve adaletsizlikten uzak bir diyete katı bir şekilde bağlı olmaktır.

Vejetaryen bir diyet sağlıklı beslenme önerilerini takip ettiğinde sağlık için yararlıdır ve uygulaması çok kolaydır. Bazı yararları;

·      Vejetaryen diyetler kalp-damar hastalık riskini azaltmaktadır.

·      Vejetaryen olmayan kişilere göre kan basıncı ve hipertansiyon riski düşüktür.

·      Vejetaryenler daha düşük sıklıkta kansere yakalanmaktadırlar.

·      Osteoporozis(kemik erimesi) riski vejetaryen beslenenlerde daha azdır.

·      Vejetaryen beslenme alışkanlığı sürdürenler, böbrek taşları, safra taşları için de düşük risktedirler.

Dikkat edilmesi gereken noktalara uyulduğu sürece ve bir diyetisyen kontrolünde, diyeti ayarlandıktan sonra, lakto-ova vejetaryen beslenmenin sağlığı tehdit edici hiçbir yanı yoktur. Lakto-ova vejetaryen beslenmede bazı dikkat edilmesi gereken bazı noktalara değinecek olursak;

·      Kırmızı et, tavuk ve balık önemli protein kaynaklarımızdandır. Eğer vejetaryensek, proteini bitkisel kaynaklardan karşılama zorunluluğu vardır. Her gün mutlaka mercimek, nohut, kurufasülye, barbunya, börülce gibi kuru baklagillerden biri tüketilmelidir. Soya fasulyesi de çok iyi bir bitkisel protein kaynağıdır.

·      Demir mineralini yeterli aldığınızdan emin olun. Kurubaklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, bezelye, kuru meyveler demir için en önemli bitkisel kaynakları oluşturmaktadırlar. Demir içeren yiyeceklerle C vitamini içeren yiyecekler birlikte tüketilmelidir. Siyah çay ve kahve demiri bağladığından dolayı yemeklerden en az 2 saat sonra içilmelidir.

·      Günde 2 su bardağı süt ve 4 yemek kaşığı yoğurt tüketiniz.

·      Beslenmenizde her gün mutlaka yumurtaya ve peynir/hellime yer veriniz.

 

 

 

Yazan: Dyt. Mukaddes Yolcu (Registered Yoga Teacher – 200)