GÜNDEM

Ürün Solyalı: Oldu olacak tüm yargılamayı da Cezaevi Müdürü yapsın

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekilli Ürün Solyalı, Şartlı Tahliye ve Cezaevleri Tüzüğü değişikliklerinin ceza infazını siyasi müdahaleye açtığını belirterek, “Oldu olacak tüm yargılamayı da Cezaevi Müdürü yapsın! kadı sıfatını alsın!” dedi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Hükümetin yayımladığı Şartlı Tahliye (Değişiklik) Tüzüğü ve Cezaevleri (Değişiklik) Tüzüğü’ne tepki gösterdi. Solyalı, değişikliklerle cezanın “yatış” süresinin fiilen aşağı çekildiğini ve erken tahliye yollarının genişletildiğini belirterek, bunun teknik düzenlemeden öte, sisteme doğrudan siyasi müdahale olduğunu savundu.

"Oldu olacak tüm yargılamayı da Cezaevi Müdürü yapsın! kadı sıfatını alsın!" ifadelerini kullanan Solyalı, sosyal medya paylaşımında, “Hükümetin ‘yargı reform’ diye sunduğu şey bu mudur? Mahkemenin verdiği cezayı, tüzük eliyle ve tek kişiye verilen yetki ile aşındırmak da nereden çıktı?” dedi. Buna göre, 1 ay ile 24 ay arasında hapis cezası alan hükümlüler için her ay başına 2 gün ek indirim öngörüldüğünü aktaran Solyalı, şartlı tahliye tüzüğünün defalarca ve birbirine bağlı şekilde değiştirildiğini ve cezanın üçte biri tamamlandığında başvuru yapılabilmesinin kamu vicdanında yaralar açtığını söyledi.

Solyalı, “Rehabilitasyon ve iyi hal elbette ceza infaz sisteminde vardır. Burada sorun yalnızca indirim değildir. Asıl sorun, cezanın anlamını ve mahkeme kararının ağırlığını siyasi idarenin tasarrufuna açmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Solyalı, ceza adaleti sisteminin siyasi rant alanı olamayacağını vurgulayarak, “Özellikle çocuklara yönelik cinsel suçlar, uyuşturucu suçları, şiddet suçları ve kamu vicdanını derinden yaralayan meseleler söz konusuysa, hükümetin görevi infazı gevşetmek değil; toplumu, mahkumu, mağduru koruyan, öngörülebilir, şeffaf ve güven veren bir sistem kurmaktır” ifadelerini kullandı.

Solyalı ayrıca, Cezaevi Müdürü henüz atanmadığı için bu mekanizmanın fiilen kimin eliyle işletileceğinin belirsiz olduğunu belirterek, değişikliklerin hem hukuki hem de idari meşruiyet açısından sorun ürettiğini kaydetti.