Ulus Irkad 2Mağusa'nın sevilen ve tanınan isimlerinden, çok uzun yıllar turist rehberliği yapan Ulus Irgad, Kuzey Kıbrıs turizmine önemli katkıları bulunan ve geçtiğimiz günlerde İngiltere’de hayatını kaybeden  işadamı Alan Süleyman ile tanışmasını ve anısını anlatan bir makale yayınladı.
Makalesinde, tarım, gıda, tekstil, elektronik, denizcilik, turizm ve medya alanlarında yatırımlarıyla 1990lı yıllara damgasını vuran Asil Nadir'e de değinen Irgad, Asil Nadir döneminde turizmi anlatarak bir döneme ışık tuttu.

Ulus Irkad'ın yazısı şöyle:

"Ulus Irkad

ALAN SÜLEYMAN HAKKINDA AKLIMDA KALAN BAZI BİLGİ KIRINTILARI VE ASİL NADİR DÖNEMİNDE TURİZM

1990’lı yılların yaz başlarıydı. Mayıs ayı da olabilir. Mağusa’da Gazi İlkokulu’nda öğretmenliğe başlamış mıydım yoksa daha Maraş’taki Şehit Osman Ahmet İlkokulu’nda mıydım çok iyi hatılamıyorum. Hanım ilk çocuğumuzu hamile… Bu sırada Eski milletvekili ve Diş Doktoru, sanatçı, aslen Baflı, Kemal Karaderi’nin (Kemal abi derdim) oğlu rahmetli sevgili Altay bana haber uçurmuş ve Asil Nadir’in bölgede bir İngilizce bilen rehbere ihtiyacı olduğunu, arzu edersem İngiliz gruplarına rehber olabileceğimi duyurmuştu. Geceydi ve derhal evine gittim. Onu Baf’tan tanıyordum çünkü Dayısı Eski Baf milletvekili Sobutay Ali Ratip Baf’tan abimiz ve Baf’ta 1964 sonrası birçok kültürel etkinliğe imza atmış bir aile dostumuzdu(Şifa Hanımın kardeşi olurdu Sobutay abi.) Altay’ın annesi Şifa Hanım da gene Baf’tan annemin arkadaşlarındandı ve hatırladığım kadarıyla yeni rahmetli olmuştu.

RAHMETLİ ALTAY VE JENNY ARKADAŞIMA TEŞEKKÜRLERİMLE

ALAN SÜLEYMAN’LA MUHATAP OLUYORUM

Rahmetli Altay’ı evde buldum, ama hiç unutmam Kemal abi evde aynen karısını andıran, ona çok benzeyen bir de heykel yapmıştı ve sanki de canlı gibi evin içinde sizi karşılıyordu Şifa teyzemin heykeli. Rahmetli Altay’ın tanıdığı, 1974 yılından beri Mağusa’da yaşayan aslında benim de tanıdığım Jenny (Mağusa’da yaşayan bir İngiliz ailesinin kızıydı) Asil Nadir’de turizm bölümünde çalışıyordu. Beni ertesi gün Girne’de, turistler için düzenlenen ve de Asil Nadir’in, Alan Süleyman’ın da bulunduğu, tüm yetkililerin de hazır bulunacağı bir kokteyil’e çağırmıştı. Galiba Asil Nadir’in yaptığı veya satın aldığı bir otelde kokteyil ve hoş geldin konuşmaları yapılacak, orada da Asil Nadir’e ait Turizm şirketleri, Nobel Raredom ve Tri-Sun tanıtılacaktı. Hangi oteldi unuttum ama içeride yüzlerce çalışan ve de yüzlerce davetli İngiliz turist vardı. Ben olaya yabancıydım ama bir sekreter yanıma gelip hazırlıksız olmama rağmen mikrofonu elime tutuşturmuş ve adeta bu organizayonu tanıtmam için bana Show görevi vermişti.

YILLARDAN 1990’DI VE ASİL NADİR EN PARLAK DÖNEMİNİ YAŞIYORDU

O günlerde yıllardan 1990 olmasına rağmen, 13-14 yıllık bir de rehberliğim vardı ve genelde rehberliğimi Türk turistlere yapmama rağmen, İngiliz, İtalyan, Arap vs. gibi turistlere de yapmıştım ama sunuculuk veya showman’lik pek yaptığım iş değildi. Sanırım bir bakıma şirket benim ne menem bir rehber ve nasıl İngilizce konuştuğum şeklinde, eğer İngiliz gruplarla muhatap olacaksam nasıl hitap edeceğim şeklinde, karara varmak istemişti, böyle bir günde nasıl konuşacağımı sınamak da istemiş olabilirdi. Anlayacağınız soğuk soğuk terler dökmekteydim ve bayağı da heyecanlanmıştım. Bu işin başında Alan Süleyman diye bir İngiliz Beyefendisi sandığım ama soyadı da Süleyman olan organizatörle tanışmıştım (Soyisminden Türk asıllı olması ihtimalini de ihmal etmedim.) Hatırladığım kadarıyla Asil bey’in çıkardığı “Cyprus Times” adlı Gazetenin de, ya idarecilerinden ya da başyazarlarından biriydi ama yine hatırladığım kadarıyla yetkiliydi de...

SOĞUK SOĞUK TERLER DÖKERKEN

Hayatımın en zor anıydı. Tamamıyle yabancı olan bu kitleye İngilizce konuşacak ve kendimi beğendirecektim. O gün kendimi toparlayarak ve de hayatım boyunca topladığım deneyim, bilgi ve de İngilizce bilgimle adeta bir showmanlik yaptım. Bir aralık ben bile ne yaptığıma şaşmıştım. Bir İngiliz BBC muhabiri gibi konuşmakta, arada sırada yöneticileri de konuşmalara katarak ilgi çekmeye çalışmaktaydım. “Şu anda başarısız olursam sanırım beni kapının önüne koyacaklar ve bir daha da çalışmayacağım herhalde” diyordum kendi kendime.

Girne'de "Don Pasquale" operası sahnelendi Girne'de "Don Pasquale" operası sahnelendi

Saatler sonra program bitmiş ve terlerimi silmeye, heyecanı üzerimdem atmaya çalışıyordum ki Alan Süleyman Bey yanıma geldi, yaptığım konuşmaları da beğendiğini ve de artık Mağusa Bölgesi’nde tüm İngiliz grupların rehberliğini benim yapacağımı söylemişti. Sevinçliydim.

ASİL NADİR’İN TRI SUN’INDA REHBER OLARAK ÇALIŞMAM

Tri-Sun’da sanırım bir sene çalıştım. Ta Asil bey’e borsa oyunlarıyla iflas ilanı gelene kadar... Tam Avrupai stilde çalışmaktaydılar. Türk turzimcilerinin yaptığı gibi rehber, bir hammal, rezervasyoncu ve de bavul taşıyıp turda da bilgi veren çok fonksiyonlu bir insan değil, sadece tur yapan, turları da güzel ve çekici İngiliz hanımlarından müteşekkil bir grubun otelde ayarladığı bir organizasyondu Asil Nadir’in turizmi. Bu arada benimle yaptığı andlaşmada da her hafta üç tur çeki alacaktım ama eğer bir tur veya hiç tur yapmazsam bile gene üç tur çeki veya bir hafta çalışırsam da üç tur çeki alacağım mükemmel bir organizasyondu. Bu işlerin denetlenmesi ve organizasyonunda Alan Süleyman’ın da etkisi olduğu söylenmekteydi.

46-47 yıllık rehberlik yaptım. O yıl üç-dört ay içinde böyle mükemmel ve iyi organizasyonlu tur yapmış ve hayatımda ilk defa olarak çok iyi bir para kazanmıştım. Daha sonra Asil bey’i bir şekilde iflas ettirdiler veya dünya borsaları bunu uygun gördüler. Hatta denildiğine göre Türkiye İşadamlarının da menfi etkileri olmuştu başarısızlığında.

ASİL NADİR GÜZEL ANILAR BIRAKTI

Ne isterse olsun Asil Nadir Dönemi, Avrupai veya Batı çalışma stilinin yürütüldüğü bir dönemdi. Kıbrıslıtürklerin de görebileceği tek ve kazançlı kısa bir dönem oldu. O kadar…

Alan Süleyman’ı da böyle tanıdım ve de 34 yıl sonra beynimde böyle hatırlıyorum( Bu arada yanlış bilgilerim de hatta detaylarda yanlışlarım olabilir, aradan 34 yıl geçti, daha detaylı bilgisi olanlar lütfen beni yazacakları başka makalelerle düzeltebilirler.)

Alan Süleyman, hep aydınlıklar içinde kalsın…"