GÜNDEM

Serdaroğlu'ndan Hasipoğlu'na: Federasyonun çağrısını görmezden gelmek hiç yakışmadı Sayın Bakan!

Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun toplanmaması nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu'na seslenerek, "Görmezden gelmek hiç yakışmadı sayın bakan!" dedi.

Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun toplanması yönündeki çağrıya rağmen yasal süre içinde komisyonun toplanmadığını belirterek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na tepki gösterdi.

Serdaroğlu, "İşçiyi temsil eden federasyonun çağrısını görmezden gelmek hiç yakışmadı" dedi.

Serdaroğlu, bu yapılanın milyonlarca çalışanın yaşadığı dramı görmezden gelmek olduğunu söyledi.

Serdaroğlu’nun açıklamasının tamamı şöyle:

"Hür-İş Federasyonu'nun Asgari Ücret Saptama Komisyonu'nun toplanması yönünde yaptığı çağrıya rağmen, yasal süre içinde komisyonu toplamayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'na sesleniyoruz.

Olmadı Sayın Bakan. Gerçekten olmadı.

Masada işçiyi temsil eden federasyonun çağrısını görmezden gelmek; bir hukukçuya da, bir bakana da, hele ki çalışma hayatından sorumlu bir bakana hiç yakışmadı.

Siz sadece bir siyasi makamı temsil etmiyorsunuz. Aynı zamanda binlerce emekçinin umudunu, beklentisini ve hakkını korumakla yükümlüsünüz. Ancak siz, tam da emekçinin sesinin duyulması gereken bir dönemde kulaklarınızı kapatmayı tercih ettiniz.

Bugün markete giren her vatandaşın cebindeki para eriyor. Elektrik, su, kira, gıda, akaryakıt… Her gün gelen yeni zamlarla insanlar biraz daha yoksullaşıyor. Ocak ayında belirlenen asgari ücret, daha yılın ortasına gelmeden hayat pahalılığı karşısında eriyip gitmiştir.

Buna rağmen komisyonu toplamamak, tartışmayı dahi başlatmamak, milyonlarca çalışanın yaşadığı dramı görmezden gelmektir.

Siz sürekli, "Marifet asgari ücreti artırmak değildir." diyorsunuz.

Biz de size soruyoruz:

Peki marifet nedir, Sayın Bakan?

Hayat pahalılığını kim durduracak?

Kontrolsüz zamları kim engelleyecek?

Alım gücünü kim koruyacak?

Bu ülkeyi kim yönetecek?

Eğer bunları siz yapmayacaksanız, o makamda neden oturuyorsunuz?

Çünkü o koltuklar mazeret üretme makamı değildir. O koltuklar çözüm üretme makamıdır.

Asgari ücretliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edip ardından "ücret artışı çözüm değildir" demek, yaşanan gerçeklerden tamamen kopmaktır.

Çalışanların sofrasındaki ekmek her gün küçülürken, siz hâlâ komisyonu toplamamayı tercih ediyorsanız, bunun adı ihmaldir.

Bugün yalnızca asgari ücretli değil; küçük esnaf da, dar gelirli de, emekli de aynı ekonomik enkazın altında yaşam mücadelesi vermektedir.

Ne yazık ki görüyoruz ki tercihiniz emekten değil, sermayeden yanadır.

Biz bugüne kadar kapınıza geldik.

Sesimizi duyurmaya çalıştık.

Uyardık.

Sabrettik.

Ancak görüyoruz ki emekçinin feryadı sizin gündeminizde yer bulmuyor.

Bu kez kapınıza gelmeyeceğiz.

Bu kez sizi vicdanınızla baş başa bırakıyoruz.

Ve sizi Allah'a havale ediyoruz.

Çünkü açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veren insanların ahı vardır.

Çünkü görmezden geldiğiniz her emekçi, her anne, her baba, her çocuk bu ülkenin gerçeğidir.

Bugün yok saydığınız bu gerçekler, yarın seçim sandığı kurulduğunda önünüze konulacak en büyük hesap olacaktır.

Bu bir tehdit değildir.

Bu, hayatın ve siyasetin değişmez gerçeğidir.

Her siyasetçi, yaptığı tercihin bedelini günü geldiğinde milletin vicdanında öder.

Biz hâlâ geç olmadığını düşünüyoruz.

Hâlâ diyoruz ki: Yasal sorumluluğunuzu yerine getirin.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu'nu derhal toplayın.

Emekçinin sesine kulak verin.

Çünkü geciken her gün, sofralardan bir lokma ekmek daha eksilmektedir.

Hür-İş Federasyonu olarak mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.

Emekçinin hakkını, alın terini ve onurlu yaşam mücadelesini sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz."