GÜNDEM

Özlem Gürkut: Kişisel veri güvenliği endişelerimiz haklı çıkmıştır

Tıp-İş Başkanı Özlem Gürkut, sağlık sistemlerinde tutulan kişisel verilere ilişkin iddiaların ciddi bir veri ihlaline işaret ettiğini belirterek, şeffaflık ve bağımsız inceleme çağrısında bulundu. Gürkut, "Kişisel veri güvenliği endişelerimiz haklı çıkmıştır" dedi.

Tıp-İş Başkanı Özlem Gürkut, basına yansıyan ve kamuoyunda büyük endişe yaratan iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, sağlık sistemlerinde tutulan yüz binlerce kişiye ait kişisel verinin yetkisiz kişilerin eline geçmiş olabileceğinin görüldüğünü ifade etti.

Olayın boyutu ve kapsamının henüz resmi olarak netleştirilmediğini belirten Gürkut, iddiaların doğrulanması halinde ülke tarihinin en büyük kişisel veri ihlallerinden biriyle karşı karşıya olunduğunun açık olduğunu vurguladı.

Gürkut, Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası olarak yıllardır kişisel verilerin korunması ve veri güvenliğinin sağlanması için gerekli teknik ve hukuki altyapı oluşturulmadan bu alanda adım atılmaması gerektiğini defalarca dile getirdiklerini hatırlattı. Özellikle biyometrik verilerin toplanmasına karşı çıktıklarını belirterek, bunun ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ve ciddi riskler barındırdığını ifade etti.

Gürkut, çalışanlardan parmak izi ve yüz tanıma verileri talep edilirken, bu verilerin hangi güvenlik önlemleriyle korunacağı, nerede saklanacağı, kimlerin erişimine açık olacağı ve olası bir veri ihlalinde vatandaşların ve çalışanların nasıl korunacağı sorularına ise hiçbir zaman tatmin edici yanıt verilmediğini kaydetti.

Gürkut, kamuoyunun cevap beklediği soruları da şöyle sıraladı:
• İhlal ilk ne zaman tespit edilmiştir?
• Yetkili makamlar ilk ne zaman bilgilendirilmiştir?
• Daha önce yapılan uyarılar neden dikkate alınmamıştır?
• Hangi veri kategorileri etkilenmiştir?
• Sağlık verileri gibi biyometrik veriler de risk altında mıdır?
• Etkilenen vatandaşlar neden zamanında bilgilendirilmemiştir?

Kişisel verilerin korunmasının yalnızca teknik bir bilişim konusu olmadığını, aynı zamanda kamu yönetiminin temel sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayan Gürkut, gerekli önlemlerin alınmadığı, yapılan uyarıların dikkate alınmadığı veya görev ihmali bulunduğunun ortaya çıkması halinde idari ve hukuki sorumluluğun da açıkça ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

Süreçte beklentilerinin tüm gerçeklerin şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılması, bağımsız teknik incelemelerin yapılması ve sorumluların hesap vermesi olduğunu belirten Gürkut, vatandaşların en mahrem bilgilerinin korunamadığı bir ortamda güven duygusunun yeniden tesis edilmesinin mümkün olmadığını söyledi.