Gazeteci-yazar Mete Hatay, son günlerde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Hatay, eleştirilerin yönü ile içeriği arasında kopukluk olduğunu belirterek, tartışmaların meselenin özünü kaçırdığını savundu.
“Barış, kavram tekrarından değil pratikten beslenir”
Hatay, “federasyon” kavramı üzerinden yapılan eleştirilerin sahadaki karşılığının sınırlı olduğunu ifade ederek, barışın söylemden çok günlük hayatta kurulan somut temaslar ve adımlarla mümkün olabileceğine vurgu yaptı. Bu çerçevede, siyasi tartışmaların daha gerçekçi ve uygulanabilir alanlara yönelmesi gerektiğini belirtti.
Eleştirinin odağı: Somut adımların eksikliği
Paylaşımında Mete Hatay, Tufan Erhürman’a yönelik eleştirilerin, daha çok barışı günlük hayatın içine yerleştirme konusundaki yetersizlik üzerinden yapılması gerektiğini ifade etti. Hatay’a göre, tek taraflı da olsa atılabilecek adımlarda yeterli inisiyatif alınmaması ve sürecin karşı tarafın hamlelerine endekslenmesi önemli bir sorun.
Hatay, Güney Kıbrıs lideri Nikos Christodoulides ile ilişkiler bağlamında da pasif bir denge politikasının tercih edildiğini savundu.
“Güney sadece liderden ibaret değil”
Hatay, güneyde yalnızca siyasi liderlikten ibaret olmayan geniş bir sivil toplum ve barış ağı bulunduğunu belirterek, bu alanlarda yeterli temas kurulmadığını dile getirdi. Sivil toplum projelerinin askıda kaldığını, kültürel ve mesleki iş birliklerinin artırılması yönünde yeterli adım atılmadığını ifade etti.
Maraş, Maronit köyleri ve mülkiyet başlıkları gündemde
Paylaşımda, Maraş’ın mevcut durumu, mülkiyet ve iade süreçleri ile Maronit köylerinin kapalı olması gibi konular da eleştiriler arasında yer aldı. Hatay, bu başlıkların “büyük çözümün alternatifi” olmadığını ancak çözümün zeminini hazırlayan önemli pratikler olduğunu vurguladı.
“Ezber söylemler yerine somut politika”
Hatay, “federasyon isterik” gibi söylemlerin ezberci bir şekilde kullanılmasının ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, daha somut ve uygulanabilir politikaların geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.