Alithia, görev tanımı içerisinde Kıbrıs Türk toplumuna yönelik destek önlemlerinin de yer aldığı Nava’nın yeni görevi İstihdam, Sosyal İşler ve Sosyal Entegrasyon Genel Müdürlüğü'ne (DG EMPL) başlamadan önce Rum Haber Ajansı’na (KİPE) verdiği söyleşiyi aktardı.

Gazeteye göre Nava “ara bölgeye kurulacak iki toplumu bir güneş parkı enerji alanında iş birliğini artıracak ve Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında güven yaratacak. İki tarafın elektrik şebekelerinin ‘yeşilleştirilmesine’ yardımcı olacak, onları bir dereceye kadar yeniden entegre edecek.” dedi.

Tatar, Türkiye'de yangında ölen 12 kişi için taziye mesajı yayınladı Tatar, Türkiye'de yangında ölen 12 kişi için taziye mesajı yayınladı

Nava, AB’nin finanse ettiği proje araştırma geliştirme (ar-ge) raporunun şubat sonunda Kıbrıs Türk ve Rum müzakerecilere iletildiğini söyledi.  

Bundan sonraki adımın iki tarafın, parkın kurulacağı yer, önerilen teknolojik ve teknik çözümler, her bir toplumun projeye yapacağı yatırım düzeyi, mülkiyeti ve elektrik enerjisi paylaşım oranı konusunda anlaşması olduğunu belirten Nava Kıbrıslı Türk ve Rum müzakerecilerden haber beklediklerini belirtti. Nava “görüş ayrılıkları ve endişeler olursa, komisyon çözüm bulunmasına yardımcı olmaya hazırdır.” dedi.

Adanın güneşli iklimi nedeniyle güneş enerjisiyle ilgili daha çok proje oluşturulmasını umduklarını söyleyen Nava, şu ana kadar Ada’da, güneş battıktan sonra elektrik enerjisi sağlanması için depolama olanağına sahip güneş parkı yapılmadığını hatırlattı.

Mario Nava, AB’nin Kıbrıslı Türklere yönelik yardım programı aracılığıyla destek verdiği projelere de değindi. AB’nin Kıbrıslı Türkleri desteklemek konusundaki ana enstrümanın yardım programı olduğunu bu programın “Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi yolunun açılmasına katkı yaptığını ve yapılan bağımsız araştırmaların, bu programın yeniden birleşme perspektifini açık tuttuğunu gösterdiğini” söyledi.  

AB’nin Kıbrıslı Türklere yardım programından, Kıbrıslı Rumların da doğrudan faydalandığını vurgulayan Nava buna örnek olarak Kıbrıslı Türk ve Rum kayıpları arayan Kayıp Şahıslar Komitesi ve şu ana kadar Ada genelinde 150’den fazla kültürel anıtın korunmasını ya da kurtarılmasını sağlayan Kültürel Miras Komitesi’ni gösterdi.  

Hellim konusuna da değinen Mario Nava, hellimin menşe ismi korumalı ürün kapsamına alınmasını ardından Kıbrıslı Türklerde, AB’nin gıda güvenliği ve hayvan sağlığıyla ilgili standardına uyum konusunda kayda değer bir çaba gözlemlendiğine işaret etti.

Komisyonun, müktesebata uyum görüntüsünü tam olarak değerlendirebilmesi için yenide birleşmeye yakın olunması gerektiğini de söyleyen Nava “2015-2017 son müzakere turunda olduğu gibi, AB konuları için Ad hoc komitenin yeniden kurulması bu prosedürleri canlandırmak için bir adım olurdu” dedi.

Yeşil Hat Ticaret Tüzüğü üzerinden yapılan ticarete de değinen Nava, karşılıklı geçişlerin başlamasından bugüne en yüksek ticaretin 16 milyon euro ile 2023’te yapıldığını söyledi. Nava “Yeşil Hat, güveni ve işbirliğini artırıyor ve iki toplumu yakınlaştırarak, Kıbrıs’ın yeniden birleşme yolunu açıyor.” yorumunda bulundu.

Ada’daki görevi sırasında karşılaştığı en büyük zorluğun ne olduğu sorulan Nava, “En büyük zorluk, küçük ya da büyük birçok konuda iki toplum arasında diyalogun zorluğu" ifadesini kullandı. Nava, buna rağmen çeşitli konularda ilerleme kaydetmeyi başardıklarını, bunun da diyalog, sebatla karşılıklı menfaatin gösterilmesi ve zorlukları aşma fırsatları sayesinde olduğuna işaret etti.

Editör: North Cyprus UK Yönetici2