GÜNDEM

İncirli: CTP iktidarında güçlü bir dijital güvenlik altyapısı kurulacak

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Cumhuriyet Meclis’inde yaptığı konuşmada hükümete sert eleştiriler yöneltti. Siber güvenlikten çevre sorunlarına ve kamu yönetimine kadar birçok başlıkta konuşan İncirli, “CTP iktidarında veri tabanları merkezileştirilecek, sistemler düzenli denetimden geçirilecek ve güçlü bir dijital güvenlik altyapısı kurulacak” dedi.

“Kişisel verilerimiz ve devletin güvenliğinin kimin elinde olduğunu bilmiyoruz”

Meclis kürsüsünden konuşan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, son dönemde devlet kurumlarına yönelik siber saldırıların ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çekerek Çalışma Dairesi’nin internet sitesinin ve Sağlık Bakanlığı’nın randevu sisteminin saldırıya uğradığını anımsattı. Kötü niyetli saldırıların farkına bile varılamayabileceğini belirten İncirli, “Siber saldırılara yapılıyor ve bu hackerler sistemlerimiz içinde yaşıyor. Bunun farkında bile değiliz. Bununla ilgili hükümetten çok ciddi bir çalışma beklerdim. Çünkü kişisel verilerimiz ve devletin güvenliğinin kimin elinde olduğunu bilmiyoruz” dedi. Kişisel verilerin, kamu kurumlarının veri tabanlarının ve devletin dijital altyapısının ne kadar güvende olduğuna ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade eden İncirli, Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu Yasası’nın uygulanmadığını, her bakanlığın kendi sistemiyle hareket ettiğini ve gerekli güvenlik testlerinin yapılmadığını söyledi. Siber güvenliğin bilgisayar oyunlarından ibaret olmadığını vurgulayan İncirli, bunun doğrudan ülkenin güvenliğiyle ilgili bir mesele olduğunu belirterek, “CTP iktidarında veri tabanları merkezileştirilecek, sistemler düzenli denetimden geçirilecek ve güçlü bir dijital güvenlik altyapısı kurulacak” dedi.

“Güngör bir başarı hikayesi olmaktan çıktı, bir felakete dönüştü”

Konuşmasının devamında Güngör Katı Atık Tesisi’nde yaşanan yangınlar ve çevre sorunlarına değinen İncirli, Avrupa Birliği desteğiyle oluşturulan ve bir dönem başarı hikayesi olarak gösterilen tesisin yanlış yönetim nedeniyle bugün ciddi bir çevre ve halk sağlığı sorununa dönüştüğünü söyledi. Başlangıçta 2030 yılına kadar kapasitesinin dolması beklenmeyen tesisin, plansız nüfus artışı ve gerekli yatırımların yapılmaması nedeniyle tamamen dolduğunu kaydeden İncirli, gaz bacalarının sökülmesiyle birlikte biriken metan gazının yangın riskini artırdığını belirtti. “Güngör bir başarı hikayesi olmaktan çıktı, bir felakete dönüştü” diyen İncirli, transfer istasyonlarının kurulması, yeşil atıkların ve inşaat molozlarının ayrıştırılması gibi projelerin zamanında hayata geçirilmediğini ifade etti. Günlerdir süren yangınlar nedeniyle insanların zehirli havayı solumak zorunda kaldığını belirten İncirli, çevre ile ekonominin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurguladı. Çarpık yapılaşma, taş ocakları, tarım arazilerinin korunması ve iklim kriziyle mücadele ve etkilerini en aza indirgeme konularında yıllardır uyarılar yaptıklarını anımsatan İncirli, hükümetin “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” anlayışıyla hareket ettiğini ve bunun ülkeyi felakete sürüklediğini söyledi.

“CTP’nin hedefi kurumları güçlendiren bir yönetim anlayışı”

İncirli, hükümetin kritik konularda toplumsal uzlaşı yaratmadan, uzman görüşlerine başvurmadan ve verileri dikkate almadan hareket ettiğini de ifade ederek polis teşkilatının ihtiyaçlarından öğretmen istihdamına, çevre politikalarından dijital güvenliğe kadar her konuda aynı anlayışın hakim olduğunu söyledi. Toplumsal faydayı gözeten planlı bir yönetim yerine her şeyin birkaç kişinin inisiyatifine bırakıldığını belirten İncirli, “İki dudağınızın arasında bu işler olmaz” dedi. Demokratik yönetimin, uzmanların görüşlerini dikkate almayı, toplumun farklı kesimlerini sürece dahil etmeyi ve sorunları zamanında çözmeyi gerektirdiğini sözlerine ekledi. İncirli, CTP’nin hedefinin sorunları halının altına süpüren değil, planlama yapan, riskleri önceden öngören ve kurumlarını güçlendiren bir yönetim anlayışını hayata geçirmek olduğunu vurguladı.

“Bu utançtan bir an önce kurtulmamız gerekiyor”

Konuşmasının sonunda yaşadığı bir anısını paylaşan İncirli, oğlunun okul arkadaşları olan farklı ülkelerden gelen öğrencileri evinde misafir ettiğini ve arkadaşlarından birinin elindeki pet şişeleri nereye ayrıştıracağını sorması karşısında duyduğu üzüntüyü anlattı. Ülkede hala çöplerin ayrıştırılamadığını, vahşi depolama yönteminin sürdüğünü söyleyememenin kendisi için büyük bir utanç olduğunu belirten İncirli, “Bu utançtan bir an önce kurtulmamız gerekiyor” dedi. Devletin kendi kurumlarına sahip çıkması, yasalarını işletmesi ve toplumun geleceğini ilgilendiren konularda ortak akılla hareket etmesi gerektiğini vurgulayan İncirli, “Biz bu zihniyeti değiştirmek üzere geliyoruz” ifadelerini kullanarak konuşmasını tamamladı.