Amcaoğlu: Olur böyle küçük kazalar deyip, yola devam etmek lazım Amcaoğlu: Olur böyle küçük kazalar deyip, yola devam etmek lazım

25 Ocak 2023 günü, bir yıl önce, kız kardeşimiz Helin öldürüldü. Henüz 16 yaşındaydı. Hayat yolu kesilmeseydi, nice başarılar elde edecek, o güzel sesiyle hepimizi büyüleyecek ve zaman zaman ayağı tökezlese bile sımsıkı sarılacaktı bu dünyaya. Eril şiddet ve onu engellemeyen ataerkil iktidar izin vermedi. 
Kıbrıs’ın kuzeyi uzun bir zamandır kadınların ve kız çocuklarının kendilerini güvende hissedebileceği bir yer olmaktan çok uzaklaştı. Özellikle artan aşırı muhafazakâr baskılar bu durumun daha da kötüleşmesine neden oluyor. 2011 yılında mevzuatımıza dahil ettiğimiz Ev içi Şiddetin Önlenmesine Dair İstanbul Sözleşmesi’nin dahi şu anki hükümet tarafından zaman zaman tartışma konusu yapılması, yoğun mücadeleler neticesinde elde edilen hakların geriletilmeye çalışıldığının en bariz örneğidir. Oysaki sözleşme zemin alınarak hazırlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi Yasası, 2014 yılında oybirliği ile Meclis’ten geçirildiğinde, cinsiyetler arasındaki eşitliği sağlamaya dönük ortak siyasi irade oluşabilmişti. 
Üzülerek takip ediyoruz ki, şiddetin temelinde yer alan eşitsizlik her alanda varlığını devam ettiriyor ve gittikçe derinleşiyor. Kadınları ve kız çocukları sosyal ve ekonomik anlamda kendilerini güvende hissetmiyor. İşsizlik ve yoksullaşma kadınların iki kat daha fazla etkiliyor. Hemen hemen her gün en az üç tane toplumsal cinsiyete dayalı şiddet haberi ile karşı karşıya kalıyoruz. Mahkeme verilerine bakıldığında, en yoğun yaşanan şiddet türünün fiziksel şiddet olduğu, cinsel suçların ise yüzde 900 arttığı tespit ediliyor. Ortaya çıkan bu tablo, kamusal alanda öncelikli çözülmesi gereken bir sorun ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor ama hükümet edenler hiçbir şekilde ileri adım atmıyor. TOCED’in adli yardım sunma ve polisteki şiddete müdahale birim dışındaki görevleri yerine getirilmiyor. Dairenin suçun önlenmesi adına atılacak adımların hayata geçirilmesini sağlayacak mekanizmaları kuracağı “Şiddeti Önleme ve Ayrımcılıkla Mücadele Şubesi” ile gerekli görülen ilçelerde açılacak “Şiddeti Önleme ve Danışma Merkezleri için herhangi bir adım atılmıyor.
Önemli olan şiddeti önlemektir. Son zamanlarda yaşanan olaylarda Polis Teşkilatı içindeki özel birimin belli bölgelerde gerekli hassasiyeti göstermiyor. Şikayetlerin alınmadığı, şiddet uygulayıcısına ulaşılıp Mahkemeye çıkarılmadığı, en ciddi fiziksel şiddet vakalarının dahi geçiştirildiğine ilişkin ihbarlar alıyoruz. 
Bizler, kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetin, özel alanda yaşanan münferit olaylar değil, toplumsal bir sorun olduğunun bilincindeyiz. Helin’in katili gibi birçok şiddet uygulayıcısının, şiddeti engellemeyen devletten güç aldığını biliyoruz. Şiddeti önlemenin yolu, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendiren politikalardan geçer. Bu da ancak TOCED’in tam teşekküllü çalıştırılması ile mümkündür. 
CTP Kadın Örgütü olarak biz de hükümet edenlere görevlerini hatırlatmak ve “Helin’ler ölmesin” demek için, 25 Ocak Perşembe saat 16.00’da Mağusa Anıt Çemberinde olacağız.