Tüm Dünya’yı ama özellikle de İngiltere’yi en ciddi şekilde vuran Koronavirüs salgını, KKTC’nin giriş kapılarını kapattığınız veya gelenleri sınırlayıp, 14 gün kadar karantina uyguladığınız anda yeniden sıfıra çekildi...

Koronavirüs, KKTC’yi şu ana kadar ciddi bir şekilde vurmadı...

Allah’a çok şükür yaşamını yitiren insan sayısı sadece beş... Ve inşallah artmaz...

Ancak Koronavirüs nedeniyle yaşanan ekonomik gelişmeler; herhalde KKTC kadar başka hiç bir ülkeyi bu olumsuzlukta etkilememiştir...

Henüz sonuçları tam olarak ortaya çıkmamış olsa da, önümüzdeki bir kaç ay içerisinde, KKTC’nin sosyal ve ekonomik yapısında çok ciddi kötüleşmelerin, patlamaların meydana gelebileceği tahmininde bulunmak, çok da yanlış bir şey değildir.

-*-*-

Yaklaşık 10 milyar TL’lik yani bugünlerdeki kurla hesaplarsak, 1 milyar Sterlinlik yıllık bütçesi olan KKTC, 2021 yılında bu miktarın yarısını hatta yarıdan fazlasını açık verecektir.

Ülkenin en önemli gelir kaynağı olan turizm ve üniversiteler, şu anda “sıfır getiri” noktasındadır.

Onlarca, hatta yüzlerce iş yeri kapanmıştır.

Esnaf batmaktadır.

Ayakta duran bir tek ciddi birikimi olanlarla devletten maaş alan kesimdir.

Devletin maaş ödediği 125 bin civarında insan söz konusudur.

Bu miktar sadece memur veya öğretmenlerden değil; devlet emeklilerinden, sosyal sigorta emeklilerinden, yardım alanlardan oluşmaktadır.

-*-*-

Bu kesimler, bir miktar durumlarını idare etmektedir.

Ancak, örneğin önümüzdeki ay ödenmesi beklenen “13’üncü maaş” kesinlikle tehlikededir...

-*-*-

Beş milyar TL civarındaki bir bütçe açığı nasıl kapatılacaktır?

Bunun tek yanıtı; “Türkiye”dir...

Türkiye de 2021 yılına parlak girmiyor.

Orada beklenen bütçe açığı miktarı 400 milyar TL’ye doğru gidiyor...

400 milyar TL’ye yakın açık beklenen Türkiye’de, Kasım ayının ilk haftası içerisinde Merkez Bankası Başkanı değiştirilmiş; akabinde yılan hikayesine dönen Hazine Bakanı’nın istifası gündeme gelmiştir.

Ancak yine de, Türkiye için, KKTC’ye 4 veya 5 milyar TL “sözde kredi” ama gerçekte “hibe” sağlanması, imkansız değildir; hatta çok kolaydır.

-*-*-

Ancak, bu kadar rahat bir şekilde KKTC’nin ekonomik ihtiyaçlarının karşılanıyor olması, haliyle, siyasetine de müdahaleleri daha rahat hale sokmaktadır.

KKTC’de Ekim ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine Türkiye’nin “geleneksel müdahalesi” tekrarlanmıştır.

Bu müdahale, her seçim olduğu gibi, kaybeden tarafı çok ciddi rahatsız etmiştir.

-*-*-

Akabinde, UBP’nin Genel Başkanı cumhurbaşkanlığına seçildiği için, o mevki ve haliyle başbakanlık koltuğu boşalmış, açılan münhale beş aday baçvurmuştur.

UBP’nin tüzüğü gereği, beş adayın ilk turda ilk ikiye girenleri, ikinci tura kalmıştır.

Ancak, ikinci tur, bilinmeyen veya bilinip de dile getirilmeyen bir “müdahaleyle” iptal edilmiştir.

-*-*-

Çok ciddi bir demokratik karmaşaya, ekonomik çıkmaza, bilinmeze doğru yol alan bir KKTC söz konusudur.

Türkiye’de de ekonomik durum iç açıcı değildir hatta çok berbattır.

2021 yılı, bizim açımızdan çok “kötü geçmeye” adaydır...

Hazır olmak lazım...

Ama cidden hazır olmak tabii ki...

Londra ile yeni dönem mi?

Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı dönemi başladı...

KKTC için bir şey değişecek mi?

Veya KKTC’nin yurtdışında yaşayan vatandaşları ile ilişkilerinde bir şey farklılaşacak mı?

Cumhurbaşkanı Tatar’ın çalışma gündeminde, ilk sıralardaki maddelerden biri, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla ilişkilerimizin geliştirilmesi olacak.

Bu konuda daha önce de hükümetler veya cumhurbaşkanları elbette girişimler yapmıştır ama ciddi anlamda başarısızlık söz konusudur.

Tatar’ın, konuyla ilgili bir ekip kuracağı ve dış ülkelerdeki vatandaşlarla ilişkileri geliştirmeye önem verdiği; mutlaka bir şeyler yapmaya çalışacağı iyi biliniyor.

Bunun başarılması demek; hangi açıdan bakarsanız bakın, “çok olumlu gelişmelerin yaşanması” demektir.

Bize düşen görev de, bu konuda Tatar’ın başarılı olması için elbette çalışmak, destek vermektir.

Çok güzel bir kadın: Yelena Temnikova

Sevgili Zorlu Cezaroğlu, “eskiden Kıbrıs ve Kıbrıs Postası’nda, hatta Haberci gazetesinde yaptığın gibi bir sayfa yap” dedi...

“Tamam” dedim... O sayfaları günlük hazırlıyordum ve her gün, bir kadın fotoğrafı kullanıyordum...

“Kadın istismarı” yaptığım gerekçesiyle çok eleştirildim...

Oysa “kadın”, kesinlikle “erkeğe” göre güzelliği, zarafeti, şıklığı, çekiciliği temsil eder...

Ve hatta “kıskanılmayı”...

Kadın, daha çok bakılandır...

Saygısızlık veya istismar bizim işimiz değil...

Ve bundan böyle, her sayıda, bu sayfada, Dünya’dan bir güzel kadını sizlerle paylaşacağım...

Bu hafta “Yelena Temnikova”... Elena olarak da yazabilirsiniz...

35 yaşında...

Tam adı, Elena Vladimirovna Temnikova...

Rus şarkıcı, televizyon kişiliği ve moda tasarımcısı.

2007 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Rusya'yı temsil eden Serebro'nun üç üyesinden biri...

Ve çok güzel bir kadın...