“Bu devlet kimsenin babasının malı değil”

“Bu devlet kimsenin babasının malı değil”

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Çanakkale Milli Mücadele Ortak Kültür Kamplarının daha önce de düzenlendiğini ancak pandemi nedeniyle yüz yüze eğitimin yapılamadığı bir dönemde öğrencilerin sağlığını düşündüğümüzde bu kampların nasıl mümkün olduğunu sordu. Kampın duyurusunun Türkiye’de AK Parti Grup Başkanvekili tarafından yapıldığını belirten Özersay, bir siyasi parti olmakla hükümet olmanın karıştırıldığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Özersay, KKTC’nin bir parti devletine dönüştürülmesinin tehlikeli olduğunu savundu ve devam etti: “Geçen ay Türkiye ve KKTC arasında bir gençlik buluşması düzenlendi. Bu güzel bir şeydir. Ancak Başbakanlık web sitesinde “Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC Gençlik Buluşması’na Türkiye’nin 81 ilinden AK Parti Gençlik İl Başkanları ile KKTC UBP, YDP ve DP gençlik kolları katıldı” deniliyor. Eğer biz bir devletsek, siyasi partileri devlet konumuna sokmayacaksınız. Bu son derece yanlıştır. Etkinliğin adı AK Parti – UBP Gençlik Buluşması olsaydı itirazım olmazdı. Ama iki devlet arasında bir etkinlik bu şekilde yapılamaz. Türkiye gençliği AK Parti gençlik kollarından ibaret olmadığı gibi KKTC gençliği de UBP gençliğinden ibaret değildir. Burası bir hukuk devletiyse, parti devleti yaklaşımlarını bir an önce terk etmeniz gerekir.”
 
“BU DEVLET KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR, DEVLET PARASIYLA HELLİMİ UBP ÖRGÜT BAŞKANLARI DAĞITAMAZ”
 
Gündeme gelen her konunun kısa zamanda unutulduğunu aktaran Özersay, geçen hafta mecliste gündeme getirdiği bir hellim yardımının UBP eliyle dağıtılması konusunu yeniden meclise taşıdı. Bu konunun da parti devleti olma çabası olduğuna değinen Özersay, “3 milyon TL ayırarak aldığınız hellimi, salgın nedeniyle ihtiyaçlı olan kişilere dağıtacağınızı söylediniz. Bu dağıtımı UBP örgüt başkanlarının yaptığını Başbakan’a söyledim, ‘Bakalım’ dedi. Bazıları olması gerektiği gibi muhtarlıklar ve kaymakamlıklar üzerinden dağıtılırken bazıları da UBP örgüt başkanları tarafından dağıtıldı. Parti devleti gibi hareket etmeye başladınız. Bu devlete yapılacak en büyük kötülük budur. Bu devlet kimsenin babasının malı değildir. Bunu kabul etmeyiz.”
 
“ÇANAKKALE KAMPI YERİNE EĞİTİM TELAFİ KAMPI DÜŞÜNÜR MÜSÜNÜZ?”
 
Mecliste yaptığı konuşmada bu konu çerçevesinde Eğitim Bakanı Olgun Amcaoğlu’na sorular yönelten Özersay konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Online eğitim süresince müfredat öğrencilere verilmeye çalışıldı ancak biliyoruz ki tüm çabaya rağmen sınıfta yüz yüze eğitimdeki gibi bir verim sağlanamıyor. Dolayısıyla yüz yüze eğitim yapılamaması nedeniyle oluşan eksikleri ve eğitim açığını telafi için yaz aylarında yüz yüze bir eğitim düşünülüyor mu? Çanakkale kampı yerine eğitim açığını giderecek bir eğitim kampı düşünüyor musunuz? Okul dışındaki eğitim faaliyetleri de Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğundadır. Bu kamp da bir eğitim faaliyetidir, zaten o nedenle de duyurusunu siz çıktınız. Bu noktada eğitime dair mevzuat ve anayasa çerçevesinde laik eğitim sistemine uygun bir eğitim vermek, denetlemek, tedbir almak bakanlığınızın sorumluluğundadır. Geçmişte Çanakkale’de düzenlenen kamplarla ilgili bazı sıkıntılar yaşandı, tartışmalara neden oldu. Bu kampta uygulanacak eğitimin içeriğinden bakanlığınız haberdar mı? İçerik belirlenmesinde sizin bir rolünüz, katkınız oldu mu? Türkiye Cumhuriyeti’nde basında bazı tartışmalar oldu bu kamplara ilişkin. Kuran kursu gibi bazı başlıkların da dahil edildiği, namaz vakitlerinde çocukların uyandırıldığı gibi iddialar yer aldı. Programın size bildirildiği şekilde uygulanıp uygulanmadığını nasıl denetleyeceksiniz?” 
Türkiye Cumhuriyeti’nde bazı kesimler KKTC’nin manevi değerlerinin eksik olduğuna inanıyor. Böyle yanlış bilgi var. KKTC halkı çağdaş ve medeni değerlere sahip bir halktır. Türkiye’nin kurtuluş savaşını desteklemiş, yüreğinde hissetmiş bir halkız biz. ‘Çanakkale geçilmez’ meselesini iliklerine kadar hissetmiş bir halkız biz. Gençlerimizin gitmesinde bir sıkıntı yoktur ama bir kamp olacaksa memleketteki eğitime ters düşecek bir duruma mahal vermemek gerekir.”
 
“UYDURMAYIN SAYIN ARIKLI; TÜRKİYE’YLE SEBZE VE GIDA FİYATLARI YAKIN DEĞİLDİR!”
 
Başbakan Yardımcı Erhan Arıklı’nın piyasayı ucuzlatacakları ve Türkiye’yle fiyatların başa baş gittiği yönündeki sözlerini hatırlatan HP Genel Başkanı, Arıklı’ya Türkiye ile başa baş dediğiniz hangi fiyatlardır diye sorduklarını ve “sebze ve gıda fiyatları” cevabını aldıklarını belirtti. Özersay, “Örnekler vereyim; nohut KKTC’de 17.20 TL, Türkiye’de 9.25 TL; mercimek KKTC’de 15.42 TL, Türkiye’de 11,71 TL; turşu KKTC’de 27.83 TL, Türkiye’de 14.26 TL, barbunya KKTC’de 27.68 TL, Türkiye’de 21.39 TL; tuz KKTC’de 5.97 TL, Türkiye’de 3.09 TL. Uzun bir liste böyle gidiyor. Türkiye İstatistik Kurumu ile KKTC İstatistik Kurumu’nun listelerinden mukayese etseler 100 kalemden 6 tanesinin KKTC fiyatının daha ucuz olduğunu görürler. Sayın Arıklı, siz piyasayı ucuzlatmadınız. Sayın Arıklı kürsüye geldiğinde kendisine sorduk, ‘Fiyatlar yakındır’ dediğinde aslında fiyatların ne olduğunu bilmiyordu ve uydurdu. Başbakan Yardımcısı Erhan Arıklı’ya buradan bir çağrıda bulunuyorum; uydurmayın sayın Arıklı!”
 

Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2021, 19:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER