Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu Çanakkale Şehitliği’nde 18 Mart Çanakkale Şehitlerini andı.

Törende konuşan Büyükelçi Fevzioğlu şu ifadeleri kullandı;

“Şanlı Türk tarihimizde şüphesiz pek çok dönüm noktası bulunmaktadır. Bugün, bu kutsal mekanda bunlardan en önemlilerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin 109. Yıldönümünü ve aziz şehitlerimizi anmak için toplanmış bulunuyoruz.

Birinci Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından Süveyş Kanalı ve Çanakkale Cephelerinde esir edilen Türk askerlerinden bazıları Mağusa’daki Karakol Esir Kampına getirilmiştir.

Törenimizi gerçekleştirdiğimiz Çanakkale Şehitliği’nde, esir kampında kötü muamele sonucunda şehit düşen ya da firara teşebbüs ettiği gerekçesi ile şehit edilen 217 kahraman askerimiz bulunuyor. Birazdan birlikte gezeceğimiz bu şehitlikte 33 ayrı mezar ve ortalarında ise bir toplu mezar yer alıyor.

İngiliz işgali altındaki Kıbrıs’ta, esir kampında kötü muamele gören veya kaçmayı başaran askerlerimize idamı göze alarak yardım eden Kıbrıs Türklerine de şükranlarımızı sunuyorum.

Türk Milleti, Çanakkale zaferinde hürriyet uğruna neleri feda edebileceğini dünyaya bir kez daha göstermiştir. Çanakkale Zaferi, dünyanın en güçlü ordularına karşı, büyük bir kahramanlık ve destansı bir direnişle vatan uğruna gözlerini kırpmadan şehadete yürüyen Türk askerinin neleri başarabileceğinin de kanıtı olmuştur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra yayımladığı “Orduya Beyanname”de kahraman Türk askerine seslenirken “Kurtuluş için yaptığımız bu savaştan çok daha önce sizi başka muharebe meydanlarında da tanımıştım. Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. Her zaferin mayası sendedir.” Demiştir. Çanakkale muharebesi, büyük Önder’in sözünü ettiği bu destanlardan biridir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir mülakatında; Çanakkale muhaberelerinde karşılıklı siperler arasında mesafenin 8 metre olduğunu, çatışmalar esnasında birinci siperdekilerin hiçbirinin kurtulmamacasına düştüğünü, ikinci sıradakilerin ise bunu görüp, üç dakikaya kadar şehit olacaklarını bilerek ve hiçbir tereddüt göstermeden, sarsılmadan onların yerini aldığını anlatır.
Gazi bu anları “Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren tebrike şayan bir örnek” olarak tanımlar. Atatürk’e göre Çanakkale Muharebesi’ni kazandıran işte Türk askerindeki bu yüksek ruhtur!

Bu ruh, ezelden beri içimizdedir. Bu ruh ebediyete kadar yüreğimizde olacaktır. Kıbrıs Türkü’nün doğrudan varlığına göz dikenlerin karşısına yıkılmaz bir set gibi dikilen Mücahit ve Mehmetçik, işte bu ruhla mutlak bir soykırımı önlemiştir. Kıbrıs Türkünü bugünün egemen ve bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bu ruhla kavuşturmuştur.

Bu anlamlı günde bir kez daha, şanlı Çanakkale Zaferi’ni Türk Milletine armağan eden atalarımızı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını,  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarında yatan şehitlerimizi, Kıbrıs Türk Milli Mücadelesinin başta Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş olmak üzere kadın ve erkek tüm kahramanlarını, dünyanın dört bir yanında onurlu görevlerini yerine getirirken teröristlerce hunharca şehit edilen Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı mensuplarını, istiklal ve vatan uğrunda şehit düşmüş  tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve hürmetle anıyor, gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler dileklerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Aziz Şehitlerimiz,

Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sizlerin bizlere emanetidir. Türk Milleti olarak emanetlerinizi ilelebet koruyacağız. Rahat uyuyun!

Üstel: Ortak davamızın arkasındayız Üstel: Ortak davamızın arkasındayız

Vatan Size Minnettardır.”