Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin 11 Haziran 2026 tarihinde aldığı kararın Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkinliğine yönelik doğrudan bir karar olmadığını, ancak kararın yalnızca “prosedürel” olarak değerlendirilmesinin de doğru olmayacağını söyledi.
Esendağlı, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi önünde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Cyprus v Turkey kararında saptanan ihlallerle ilgili halen açık bulunan iki başlık olduğunu belirtti. Bunların kayıp kişiler ile yerlerinden edilmiş kişilerin mülkiyet hakkı olduğunu kaydeden Esendağlı, diğer ihlal başlıklarının ise kapandığını ifade etti.
Türk tarafının, AİHM’in Demopoulos kararında Taşınmaz Mal Komisyonu’nu bireysel başvurular bakımından etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul etmesi nedeniyle mülkiyet başlığının kapatılması gerektiğini savunduğunu belirten Esendağlı, Rum tarafının ise TMK’nın varlığı nedeniyle taşınmaz satışlarının arttığını ve mülkiyet ihlallerinin yeniden yorum gerektiren bir boyuta ulaştığını ileri sürdüğünü aktardı.
Esendağlı, yaklaşık üç buçuk yıldır altı ayda bir yapılan oylamalarda taraflardan hiçbirinin gerekli çoğunluğa ulaşamadığını, ancak 11 Haziran 2026 tarihindeki oylamada Rum tezinin ilk kez 25 oy aldığını kaydetti.
“Sekreterya taslak çalışma hazırlayacak”
Esendağlı, Delegeler Komitesi’nin 25 oyla aldığı kararla, AİHM’in Cyprus v Turkey başvurusuna ilişkin 2014 yılında verdiği tazminat kararının 63’üncü paragrafındaki bulguların yorumlanmasına yönelik taslak çalışma hazırlanması için Sekretarya’yı görevlendirdiğini söyledi.
Yorumlanması istenen paragrafın, AİHM’in Demopoulos kararında TMK’yı bireysel başvurular açısından etkili iç hukuk yolu olarak kabul etmesinin, Türkiye’nin devletlerarası davadaki yükümlülüklerini yerine getirdiği anlamına gelmediği görüşünü içerdiğini belirten Esendağlı, aynı paragrafta Kıbrıslı Rumlara ait taşınmazların Kıbrıs’ın kuzeyinde hukuka aykırı satışına veya kullanımına izin verilmesinin ya da buna göz yumulmasının esas kararla bağdaşmayacağının ifade edildiğini kaydetti.
Esendağlı, Sekretarya’nın önümüzdeki bir yıl boyunca bu maddeye ilişkin taslak çalışma hazırlayacağını, ardından Delegeler Komitesi’nin konunun yorum için AİHM’e gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin yeniden oylama yapacağını belirtti.
“AİHM’in yeniden yorum yapmasının önündeki son baraj kaldırıldı”
Gelinen aşamayı değerlendiren Esendağlı, 11 Haziran 2026 tarihli kararın, mülkiyet konusunda AİHM’in yeniden yorum yapmasının önündeki son barajı kaldırdığını söyledi.
Bir yıl sonra hazırlanacak taslak çalışma üzerinden yapılacak oylamada 31 oyun bulunması halinde konunun AİHM’e gönderileceğini ifade eden Esendağlı, bu durumda TMK’nın devletlerarası başvuruda saptanan mülkiyetle ilgili hak ihlallerini çözüp çözmediğine ilişkin yeniden yargılama yapılacağını kaydetti.
Esendağlı, “Bu yargılama sonunda verilecek karar TMK’nın kaderini mutlaka yakından ilgilendirecektir” dedi.
31 oyun bulunamaması halinde ise sorunun askıda kalmaya devam edeceğini belirten Esendağlı, buna karşın mülkiyet başlığının kapatılma şansının bu aşamada kaybedildiğini ifade etti.
Esendağlı, konunun geri dönülemez bir noktaya evrilmesini önlemek için çok kritik bir sürece girildiğini vurgulayarak, devlet kurumlarının bu süreci büyük bir ciddiyetle ele alması gerektiğini söyledi.