GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Cumhurbaşkanlığı’nda 200 Gün” başlıklı basın toplantısı düzenledi:

Cumhurbaşkanlığı Beyaz Salon’da gerçekleşen toplantıda, video gösterimi gerçekleştirildi ve “Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın 200 gün” kitapçığı basınla paylaşıldı.
Cumhurbaşkanı Erhürman toplantıda, 200 gün içinde yapılan icraatlar ve Kıbrıs Sorunu’ndaki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.
Cumhurbaşkanı Erhürman, konuşmasına tedavi gören gazeteci Bilbay Eminoğlu’na geçmiş olsun diyerek başladı.
Cumhurbaşkanı Erhürman, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bugün görevinde 231’inci gün olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erhürman, bayram tatili ve yurtdışı ziyaretlerinden dolayı 200’üncü gün basın toplantısının gecikmeyle yapıldığını vurguladı.
Genelde ilk 100 günün hedef alınarak değerlendirildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erhürman, değerlendirmeyi ilk 100 günde bırakmak istemediklerini, Cumhurbaşkanlığı’nın çalışmalarının şeffaflığı için 200’üncü günü değerlendirdiklerini, ardından hedefin görevdeki 1 yıl olduğunu kaydetti.
Değerlendirme yapmak için hedefin ortaya konulmasının önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erhürman, 5 başlıkta ortaya koyduğu hedeflerini özetledi ve detaylandırarak basınla paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erhürman, birinci hedefin Cumhurbaşkanlığı’nın en temel alanlarından biri olan Kıbrıs Sorunu olduğuna dikkat çekti. “Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesi var, bu irade doğrultusunda Cumhurbaşkanı çalışmakla yükümlüdür” sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erhürman, “Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesi var. Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesi anketlerin de gösterdiği, benim sokakta da gördüğüm aslında benim aldığım yüzde 63 oyun dahi üzerindedir” dedi.
Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs Sorununu çözmek istediğini bu nedenle Cumhurbaşkanının bu durumu görmezden gelemeyeceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erhürman, seçim döneminde 4 maddelik metodolojiyi ortaya koyduklarını, metodolojiye sadık kaldıklarını ve sadık kalmaya devam edeceklerini aktardı.
Metodolojinin çerçevesinin, “Müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere” olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erhürman, dört maddenin iyi niyetle ve çözüm iradesi doğrultusunda hazırlandığını ifade etti.
Görev süresinin sonuna yaklaşan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Kıbrıs Sorunu’na olan ilgisini kaybetmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erhürman, Guterres’in görev süresinin sonunda özel bir konum vererek ve gündem oluşturarak değerlendirmek istediğini ifade etti.


Guterres’in Crans Montana görüşmeleri sonrasında ve ardından birçok kez kullandığı kavramların önemli ve yol gösterici olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, ‘Guterres’in söylediği en temel şey, bu defa farklı olacak vurgusu’ olduğunu ve bu noktadan hareket ettiklerini kaydetti.
Bu cümlenin BM Genel Sekreter, tarafından defalarca tekrarlandığını anlatan Cumhurbaşkanı Erhürman, Guterres’in aşamalı ve zaman sınırlamasından bahsettiğini aktardı.
Söylenenlerden feyz alarak seçim döneminde 4 maddelik metodoloji ortaya koyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erhürman, Annan Planı Referandumu ve Crans Montana görüşmelerinin ardından sonuç alınamamasıyla ilgili sonuca ulaşmak için farklı olmak amacıyla fikirler geliştirdiklerini vurguladı.
Oyun başlamadan önce oyunun kuralları belli olsun ve çözüme taşısın diye maddelerin belirlendiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erhürman, görevde oldukları 100 günden sonra Guterres ile görüştüklerini ve metodolojiyi ortaya koyduklarını, Guterres’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin ile her görüşmede de ortaya koymaya devam ettiklerini kaydetti. Büyükelçilerle bir araya geldiklerinde metodolojiyi anlattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erhürman, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ’nın da yurtdışı temaslarında konuyu gündeme getirdiğini vurguladı.
İkinci hedefin ise güven yaratıcı önlemlerde ileri adımlar atmak olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erhürman, Metahan geçiş noktasında ilerleme sağlandığını, 2021 yılından beridir hellim konusunda denetim yapması beklenen firmanın geçen hafta sahaya çıktığını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Avrupa Birliği ile yaptıkları görüşmelerde ise içeriğin sadece Kıbrıs sorunu olmadığını, Schengen, hellim gibi konuları da gündemde tuttuklarını kaydetti.
Görüşme masasıyla paralel şekilde Güven Yaratıcı Önlemler konusunda da adım atmak istediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, "Güven Yaratıcı Önlemlerde arzu ettiğimiz noktada olmasa da olumlu adımlar atıldı" dedi.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Güven Yaratıcı Önlemler konusunda arzu edilen noktada olunmasa da yine de birtakım olumlu adımların bu dönemde atıldığını söyledi.
“Görüşme masası dışındaki dünya ile irtibatımızı kesmeden girişimlerde bulunduk”
Üçüncü nokta olarak Cumhurbaşkanı Erhürman, görüşme masasının dışında da bir dünya olduğunu, görüşme masası kuruldu diye dünya ile irtibatımızı kesmememiz gerektiğini hatırlatarak, bu konuda son dönemde ortaya konulan girişimlere değindi. Bu çerçevede, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri, BM Genel Sekreteri yardımcısı ile yapılan görüşmelere işaret eden Cumhurbaşkanı Erhürman, Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında Kazakistan’a davet üzerine yapılan ziyarete değinerek şunları söyledi:
“Amacımızı doğru zemine oturtmaya çalışıyoruz. Değerlendirmeler genelde maalesef ifratla tefrit sınırlarında oluyor. Ya çok büyük beklentiler ya da çok büyük azımsamalarla karşı karşıyayız. Kazakistan’da yaptığım konuşmada sürenin sınırlarını zorlamamın sebebi doğru zeminde konuşabilmekti. Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı kapsamındaki statümüz gözlemci üye statüsüdür ve bu statü üzerinden muhataplarımızla spor, teknik ilişkiler, eğitim, yükseköğretim, turizm alanında ne kadar çok iletişim kurulabiliyorsak o kadar iyidir zaviyesinden bakıyoruz.”
Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in de sonrasında Kazakistan’a gitmesi konusuna da değinen Erhürman, “Uluslararası ilişkileri Sarayönü’nden seyretmenin bir manası yoktur. Uluslararası ilişkilere daha geniş perspektiften bakmak lazım. Tüm ülkelerin kendi uluslararası ilişkiler ihtiyaçları doğrultusunda hareket edeceği bilgisiyle değerlendirme yapmak lazım” dedi.
“İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nda olduğu gibi Türk Devletleri Teşkilatı’nda da konumumuzu Kıbrıs Türk halkı lehine kullanmaya ve değerlendirmeye çalışıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erhürman, “Bizim baktığımız yer İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nda hangi konumu nasıl kullanmaya çalışıyorsak Türk Devletleri Teşkilatı’nda da o konumu aynı şekilde Kıbrıs Türk halkı lehine kullanmaya ve değerlendirmeye çalışmaktır” dedi.
“Türkiye Cumhuriyeti ile doğru zeminde iyi ilişkiler”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, dördüncü temel hedefinin Türkiye Cumhuriyeti ile doğru zeminde ve iyi ilişkiler kurmak olduğunu vurguladı. Bu konuda ciddi mesafe katettiklerini belirten Erhürman, "Bugüne kadar tüm Kıbrıslı Türk liderler, Kıbrıs sorunu ve dış politikadaki gelişmeleri Türkiye ile istişare ederek yürüttü. Biz de bu dönemde aynı şekilde ilerleyeceğiz. Bu çerçevede, Kıbrıs sorunu ile ilgili süreci Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte tam bir istişare ve koordinasyon içerisinde yürütmeye devam edeceğiz” dedi.
Beşinci hedef olarak Cumhurbaşkanlığının iç görevlerine de değinen Cumhurbaşkanı Erhürman, halkın yaşadığı sıkıntıların çözümü için yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Kamu yönetiminin düzenli çalışmasını sağlamanın Cumhurbaşkanlığının temel yükümlülüklerinden biri olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erhürman; bu amaçla bünyelerindeki müşavir ve görevlendirme kişilerden oluşan "Kamu Yönetimini İzleme ve Yurttaş Şikayetlerini Değerlendirme Birimi"ni kurduklarını açıkladı. Her bakanlıkta geçmişte görev yapmış deneyimli isimlerden oluşan bu birimin, bugüne kadar kendilerine ulaşan 183 konunun 132'sini çözüme kavuşturduğunu belirterek bunun önemli bir başarı olduğunu vurguladı.
Bu süre içerisinde, görüş için 2 yasanın Anayasa Mahkemesi’ne ayrıca 3 yasanın da Meclise gönderildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, gündeme getirmediği bazı atama kararnamelerini de imzalamama durumunda kaldığını ifade etti. Bu gelişmelerin, gurur duyduğu, icraat olarak anlatmayı tercih ettiği konular olmadığını da vurgulayan Cumhurbaşkanı Erhürman, seçimden önce verdiği söz doğrultusunda, Cumhurbaşkanlığı, Anayasal yetkilerini bu konularını kullanacağını belirtti ve “Daha önceden de belirttiğim gibi, atama kararnameleri söz konusu olduğu zaman, sadece hukuka uygunluk değil, liyakat da esas alınacaktır bu çerçevede de gereği her zaman yapılacaktır” dedi.
Görevde 200 günü geride bıraktıklarını ve önlerinde yaklaşık 4,5 yıllık bir süreç olduğunu belirten Erhürman, Kıbrıs sorununda yeni bir hareketlilik yaşandığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erhürman, "Çok net söylüyorum; Kıbrıs konusunda başladığımız noktanın çok daha ilerisindeyiz. Gelişmeleri ve yeni bir sürecin başladığını görmezden gelmemek gerekmektedir. Bu noktada temkinli olmayı tercih ediyorum ama gelişmelerden de doğru ve zamanlı şekilde sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.


Erhürman, Rum basınında müzakere sürecinin Guterres’in görev süresi sona ermeden önceki “son fırsat” olarak değerlendirilmesine ilişkin soruyu yanıtladı.
Ne aşırı iyimser ne de aşırı kötümser olunması gerektiğini belirten Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının daha önce ortaya koyduğu dört metodolojik öneriden birinin zaman sınırlaması olduğunu anımsattı. Rum tarafının geçmişte zaman sınırlamasına karşı çıkmasına rağmen bugün Guterres’in görev süresinin sona ereceği Aralık ayını işaret ederek yaklaşık beş aylık bir süreçten söz ettiğini kaydeden Erhürman, bunun bir uçtan diğer uca savrulma anlamına geldiğini söyledi.
Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerden kaçmadığını vurgulayan Erhürman, konuşulan şartların yerine gelmesi halinde müzakerelerin hemen başlayabileceğini ifade etti. Sürecin başlamasından önce oyunun kurallarının netleştirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, amaçlarının yeni bir hayal kırıklığı süreci yaşanmasının önüne geçmek olduğunu dile getirdi.
Rum lider Nikos Hristodulidis’in Crans Montana’da kalınan yerden devam edilmesi yönündeki yaklaşımını da değerlendiren Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının ise Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in işaret ettiği şekilde bu kez farklı bir yöntem izlenmesini savunduğunu anımsattı.
Kıbrıs Türk halkının yeni bir hayal kırıklığı yaşamak istemediğini belirten Erhürman, bu bilinçle hareket ettiklerini vurgulayarak, “Umutsuz değilim ama umut tacirliği yapacak da hiç değilim” dedi.