Müsteşar kimliğinin gerisinde İflah olmaz bir hard rockcu var

DAÜ Ekonomi Bölüm Başkanlığı’ndan müsteşarlığa

Müsteşar kimliğinin gerisinde İflah olmaz bir hard rockcu var

* Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı görevinde bulunan Hasan Güngör sıradışı bir kişiliğe sahip. Yoğun bir iş temposu içerisinde, Kıbrıs Sorunu ve müzakereler gibi tüm dünyanın yakından izlediği konular da dahil ülke ve toplumsal meselelerlerde önemli bir makamda. Diğer yandan da, o iflah olmaz bir hard rockcu.

*”Saçlarımı uzatıp, dövme yaptırmak ve blue jean giymek isteyip istemediğimden emin değilim. Onların bir sembol olduğunu düşünüyorum. Önemli olan insanın ruhudur. Sembolik şeylere ihtiyacım yok. Çok ciddi mesleklerde azılı rockcular var. O sembolizmin içine girmeye gerek yoktur”

* Cumhurbaşkanlığındaki ofisinde de müzik dinleyen müsteşarın ofisinde Beethoven, Bach ve Rock şarkıları çalıyor. Ve daha fazla farklı türlerin sentezlerini dinlemeyi tercih ediyor. . . Kuantum Fiziği ve NöroPsikiyatri ile ilgili kitaplar okuyor…Ailesi ve dostlarıyla zaman geçirmekten büyük keyf alıyor.

 

Hasan Güngör. 14 aydan buyana, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nda müsteşar. Ve bürokrasinin içerisinde genç bir isim. Hem ülke hem de tüm dünyanın yakından ilgilendiği, Kıbrıs Sorunu’ndan müzakerelere ve başka birçok ciddi konuyla ilgilenen bir makamda, politik ve toplumsal sorunlar arasında görünenin ötesinde  farklı bir kişiliğe sahip...İflah olmaz bir hard rock tutkunu. Sıradışı bir kişiliği olan Hasan Güngör’ü Cumhurbaşkanlığı’ndaki makamında ziyaret ediyoruz. Kariyeri, özel yaşamı ve birçok konuda samimi bir söyleşi gerçekleştiriyoruz.

O bir finans doktoru
Mağusalı olan Hasan Güngör, Namık Kemal Lisesi’nden mezun. Marmara Üniversitesi’nde finans eğitimi alan Güngör, 1999 yılında Marmara Depremi’nden iki hafta sonra ülkesine dönme kararı almış. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde altı ay genel sekreter koordinatörü olarak görev yaptıktan sonra 2001-2004 tarihleri arasında başbakanlıkta ekonomik işlerden sorumlu müsteşar olarak görev almış. O aynı zamanda bir finans doktoru. TC-KKTC Ekonomi ilişkileri, Kıbrıs Avrupa İlişkileri konularında çalışmalarda bulunmuş. TC-KKTC ilişkilerinin düzenlendiği dönemlerde, teşvik yasalarının yapılandırılması ve uygulanmasında, KKTC Mali Sektörü’nün, kooperatifciliğin mali olarak yeniden yapılandırılmasında emeği geçen isimlerden..

DAÜ Ekonomi Bölüm Başkanlığı’ndan müsteşarlığa
2003 yılında iktidarın değişimiyle birlikte, üniversiteye geri dönen Hasan Güngör, dolayısıyla akademik çalışmalara geri dönüyor. 2007- 2010 yılları arasında da Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde Ekonomi Bölümü Başkan Yardımcılığı görevini üstlenirken, daha sonra Bölüm Başkanı olarak atanıyor. Ocak 2011’den itibaren ise şu anki görevi Cumhurbaşkanı Müsteşarı olarak ülke sorunları ve bürokratik konularda önemli bir konumda…

Müzikten vazgeçti, akademik kariyeri seçti
Çok yönlü kişiliğiyle dikkat çeken Hasan Güngör’ün müzik hep kesintili olarak hayatında olmuş. Gerek iyi bir dinleyici olarak, gerekse icra anlamında... Okul yıllarında, hayatı müzikle dolu doluyken, daha sonra kariyer seçimiyle birlikte müzikteki aktifliğini bitirmek zorunda kalmış. “Çalışıp kariyer yapacaktım. İkisi bir arada olamazdı” diyor. Peki bugünkü bulunduğu kariyerine baktığımızda müzik tutkunu Hasan Güngör, bu seçiminden hiç pişmanlık duymuş muydu? Merak edip soruyoruz.  “İyi bir müzisyen olmak. çocukluğumun, gençliğimin hayali buydu. Ancak yaşadığımız coğrafyada imkanlar bunu mümkün kılmadı. Ben akademik kariyere yöneldim” diye yanıt veriyor.

“Ne olursa olsun süküneti kaybetmemek lazım”
Müzik ve akademik kariyer bağlantısından konuşuyoruz. Müziğin zor ve meşakatli bir iş olduğunu ve bunun için konsantrasyon gerektiğini anlatıyor. Akademik kariyerde de bıkmadan ve uzun süre hedeften uzaklaşmadan çalışmak gerektiğini ifade ediyor. Müzikğin, onun hayatına bu açıdan katkısı çok büyük olmuş. Müzikten kazandığı disiplin, onu gerek eğitimi gerekse de kariyerinin şekillenmesinde önemli katkılarda bulunmuş…Sıkılmadan, usanmadan bu deneyimi kariyerinde kullanan Güngör, “Bu pozisyon fevri hareket edilecek bir pozisyon değil. Şartlar ne olursa olsun sükünetini kaybetmemek gerekiyor” diyor. Ve müziğin onun yaşamında ne kadar önemli olduğunu öğreniyoruz.

20 yıl öncesinin ruhu yeniden hissedildi
Şu anda sosyal amaçlı olsa da müzik onun hayatından hiç çıkmamış aslında. En son örneği ise Harber Akbay için yapılan dayanışma gecesinde yaşanıyor. Hasan Güngör, 20 yıl önce birlikte çaldığı arkadaşlarıyla birlikte sahneye çıkıyor. Onun, gitarla ve sahneyle buluşmasındaki hislerini anlatmasını istiyoruz biz de. “O akşam süperdi. Duygusal bir gece oldu. Koptuk gittik. 20 yıl önceki enerjiyi yeniden hissettik. İnsanlar bizi şu anki mesleklermizle görmedi. 20 yıl önceki ruhla buluştuk” derken, 20 yıl öncesinin özlemi, müziğe olan tutkusunun etkesiyle gözleri parlıyor.

“İflah olmaz bir hard rockcuyum”
Hangi tür müzikle ilgilendiği konusundaki sorularımızı,”İflah olmaz bir hard rockcuyum. Yumuşak duyguların bile sert bir dille ifade edilebileceğini gösteren bir müzik. Kendi duygularımı ifade edebildiğim bir müzik…” diye yanıtlıyor. Böyle bir cevabın ardından, alışılmış rockculardan farklı olarak makamında yakalı kumaş gömleği, boğazına kadar çekilmiş kıravatı, traşlı yüzüyle, müsteşar kimliğiyle oturan Güngör’ün zaman zaman bu giyim tarzı ve ciddiyetten sıkılıp sıkılmadığını merak ediyoruz. Sorumuzu, “Görevimin gereği olarak böyle giyiniyorum. Saçlarımı uzatıp, dövme yaptırmak ve blue jean giymek isteyip istemediğimden emin değilim. Onların bir sembol olduğunu düşünüyorum. Önemli olan insanın ruhudur. Sembolik şeylere ihtiyacım yok. Çok ciddi mesleklerde azılı rockcular var. O sembolizmin içine girmeye gerek yoktur” şeklinde yanıtlıyor.

Beetoven’in senfonilerinin rock versiyonunu dinliyor…Neuropsikiyatriyle ilgili kitaplar okuyor
Cumhurbaşkanlığındaki ofisinde de müzik dinleyen müsteşarın ofisinde Beethoven’in rockçular tarafından yorumlanan şarkıları çalıyor. Ve daha fazla sentezler dinlemeyi tercih ediyor Güngör. Ekonomi konusunda uzmanlaşan, daha önce de belirttiğimiz gibi Kıbrıs Sorunu, müzakereler gibi konularla ilgilenen ve devlette önemli bir mevkide bululan Hasan Güngör’e  bu günlerde okuduğu kitapları soruyoruz. Bir kez daha şaşırtıyor bizi. Kuantum Fiziği ve kadın ve erkek beynini anlatan Neuropsikiyatri ile ilgili kitaplar okuduğunu öğreniyoruz. Ekonomik ve siyasi konuları günlük olarak takip ettiğini belirten Güngör, kitap okumanın onun için farklı bir aktivite olması gerektiğini ve bu nedenle mesleki alan dışında farklı konularda kitaplar okumayı tercih ettiğini ifade ediyor.

Pazar günlerini ailesiyle geçiriyor
Yoğun bir iş temposu dışında zamanını nasıl geçirdiği konusunda da konuştuğumuız Güngör, sosyalleşmeye çalıştığını ve entelektüel aktiviteler ve paylaşımlar yapmaya çalıştığını anlatıyor. Ailesi ve dostlarıyla zaman geçirmekten keyif alan Güngör, pazar günlerini ailesine ayırmanın kendisi için öneminden bahsediyor. Tatile gitmek de onun için vazgeçilmez. İşten uzaklaştığı bu günlerde her ne kadar Cumhurbaşkanı gibi önemli insanların telefonlarına cevap vermemezlik edemese de özel yaşamı ve işi arasındaki dengeyi kurmaya çalışıyor.

Kıbrıs Sorunu ve çözüm olasılığına ne diyor?
Söyleşimiz Hasan Güngör’ün özel yaşamıyla ilgili sürerken, ona toplumu ilgilendiren konularda da sorular yöneltmeden edemiyoruz. Ve soruyoruz, “Kıbrıs Sorunu size neyi ifade ediyor” diye. “Karmaşa ve uzlaşı kültürünün noksanlığı” diyor kısaca. Ardından diğer sorumuz geliyor, “Peki size göre Güney Kıbrıs’la bir anlaşma söz konusu olabilir mi?” Ona göre, Kıbrıs Sorunu’nun varlığı ciddi bir maliyet. Bunun bedeli ağır. Güney Kıbrıs’ın uzlaşıya uzak olduğunu düşünüyor. Onların, karşıt oldukları noktanın Kıbrıslı Türklerle ilgili olduğu görüşünde. Burada statü konusunun tartışılmadığını söyleyen Güngör, Rumların düşünce şekliyle bir çözümün olamayacağı inancında.

 

Güncelleme Tarihi: 04 Nisan 2012, 16:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER