Mağazalarda, A’dan Z’ye her şey var

Kıbrıs’ta adım adım ilerleyip mağazalar zinciri kurarak, Türkiye’nin dev markaları bernardo ve bievi ülke insanının ayağına getiren Yasemin ve Ali Doratlı, başarılarının sırrını North Cyprus’a anlattı ve vurguladı:

 Mağazalarda, A’dan Z’ye her şey var

 

Gazimağusa’da, “Fiyonk Home Store” adı altında açtıkları ilk dükkândan sonra, adım adım ilerleyip ülkede mağazalar zinciri kuran Yasemin ve Ali Doratlı, başarının sırrının özveriyle işbirliği içerisinde çalışmak olduğunu söyledi.

Kısa sürede birçok başarıya imza atan genç çift, Gazimağusa, Lefkoşa ve Girne’ye açtığı ve bir evin A’dan Z’ye tüm ihtiyacını karşılayacak modern mağazalara adını yazdırdı.

Ülke insanına, farklı ve keyifli ürünlerle, büyük bütçeler ayırmadan ev kurma ya da yenileme fırsatı tanıyan Yasemin ve Ali Doratlı, dev marka Bernardo ve Biev’i, Türkiye etiket fiyatıyla ülke insanının ayağına getirdi.

Mağazalarında, pişirme, mutfak, yemek takımları, mobilya, ev tekstili ve dekorasyona dair modern ürünlerin olduğunu anlatan Doratlı çifti, “Hiçbir başarı tek taraflı değildir. Müşterilerimiz, çalışma arkadaşlarımız ve Türkiye’deki partner şirketimizle iyi bir işbirliği içerisindeyiz. Ailemizin maddi ve manevi desteği hep yanı başımızda. Özveriyle çok çalışıyoruz. Müşterilerden gelen olumlu dönüşler bizleri mutlu ediyor” dedi.

  

“Önceliğimiz kar değil kalite”

 

Yıllardır kaliteden ödün vermediklerini ifade eden Doratlı çifti, “Önceliğimiz kar değil, kalite” dedi ve şöyle devam etti:

 “Sattığımız tüm ürünlerin arkasındayız. İnsanlar, bize güveniyor. Makul fiyatlarla satış yapıyoruz. Sırf kampanya satalım diye, standardı düşük ürün  asla satmadık.  Nevresim getireceksek en kaliteli kumaştan olmasına, porselen getireceksek en sağlıklı olmasına dikkat ettik. İnce eleyip, sık dokuduk. Hep en iyisi için çalıştık. Önceliğimiz kar etmek değil, kaliteyi insanların ayağına getirmek oldu hep. Az kar edelim ama adımız güzel anılsın istedik. 

Mağazalarımıza büyük önem gösteriyoruz. Dekorasyonundan tabelasına… Temizliğinden tutun da, içeride kullanılan oda kokusuna, çalınan müziğe, klimalara kadar… Tüm detayları, çok ince düşünüyoruz. Bize gelen insanların, kendilerini özel hissetmelerini istiyoruz. Dekorasyon yaparken, mağazaları kurarken de, ‘Biz özel ürün satıyoruz. Biz özel insanlara satıyoruz.’ Düşüncesiyle hareket ediyoruz. Halkımızın AB mağazalarından aldıkları hazzı, kendi ülkelerinde de almalarını hedefliyoruz.  

 

“Eksikliğe göre hareket ettik”

 

Başarıyla yürüdükleri yola, 12 yıl önce “Hobi olsun” diye çıktıklarını anlatan Doratlı çifti, piyasanın eksikliğine göre hareket ederek, kendilerini geliştirdiklerini anlattı ve 30 metre karelik dükkandan, üç şehirde dev mağazalar kurduklarını gururla dile getirdi.

 “Ailemizde bu tür iş yapan kimse yoktu. Özgüven ve cesaretle yola çıktık” diyen Yasemin Doratlı, tökezledikleri zamanlar da olduğunu anımsatarak, yılmadan yola devam ettiklerini ifade etti ve özen gösterdikleri işleriyle ilgili şunları anlattı:

“Her şey özel olsun istedik. İşimize özen gösterdik.  Kısa sürede, insanların övgüsünü aldık. Hayal edemediğimiz kadar talep aldık. İnsanların talebi üzerine kendimizi geliştirdik. Ülkedeki herkesin rahatlıkla alışveriş yapabileceği mağazalar kurduk. Marketten alınabilecek hediyelik ürün fiyatından tutun da yüksek fiyatlı ürünlere kadar birçok çeşit var. Mağazalarımızı kurarken, herkes gelsin istedik. Gelen müşterilerimiz, mağazamızdan hoşnut ayrılsın. Amacımız, yalnızca satmak değil. Ürünlerimiz garantili, satıştan sonra sorunlu ürün varsa, arkasında duruyoruz. Kalite ve garanti şartlarına önem veriyoruz. Kimseyi mağdur etmiyoruz.  Bu sayede insanlar bizi destekledi. Talep arttıkça, mağazaları açtık.  Emeğimizin karşılığını, mağazalarımızdan ayrılan ve tekrar tekrar gelen müşterilerimizin yüzündeki tebessümden alıyoruz. Bazı müşterilerimizle adeta aile olduk. Özel günlerimizde bizleri yalnız bırakmıyorlar, doğum günlerimizde çiçek gönderiyorlar. Demek ki, biz başardık.

Biz hiçbir zaman patron olmadık. İşe başladığımızda personelimiz de yoktu. Gümrükten mallarımızı kendimiz alıp, kolilerimizi kendimiz açardık. Rafları kendimiz dizer, temizliğimizi kendimiz yapardık. Şimdi kalabalık bir ekibimiz var. Bu yüzden mağazalarımız çocuğumuz gibidir. O’nları dünyaya getirip, kendi elimizle büyüttük. Manevi değerleri çok yüksek. Yerli ve yabancı yatırımcılardan, devir için, çok defa yüksek teklifler gelmesine karşın devretmedik. Sıfırdan başladık, işimizi büyüttük. Çocuk gibi. İki çocuğumuz dışında mağazalarımız da çocuklarımız... “

 

 

Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2018, 08:33

Zorlu Cezaroğlu

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER