İki Dakikanız Var mı?

            “Konuşmaya vaktin var mı?”

            “Baba ev ödevime yardımcı olur musun?”

            “Seni özledim.”

            “Yapmam gereken çok iş var.”

 

            Yukarıdaki cümleler tanıdık geldi mi? :) Eminim içlerinden en az birini duymuş ya da söylemişsinizdir. Çünkü ben de duyuyorum, ben de söylüyorum.

            Bu ayki yazımda eğitimden biraz uzaklaşıp, en kıymetlimiz “zaman” üzerine sizlerle sohbet etmek istedim. Hoş bizim şu kıymetli zaman sürekli bizi kovalıyor. Kaçan kovalanır misali… Peki ya kaçmazsak?

            Sevdiğim bir soru kalıbı vardır: “Zaman sana 7 saat, bana 24 saat mi?”… Sorunun cevabı da net; “zaman hepimize eşit”. Sadece kimimizin sorumluluğu, iş hayatı, yapması gerekenler bir başkasına göre daha fazla. Ancak bu gerek kendimize gerekse sevdiklerimize ayıracağımız zamanı elimizden almamalı…

            Sınıfta öğrencilerimle konuşuyorum. “Ev ödevini neden yapmadın?” Cevap: “Öğretmenim annemin/babamın bana ayıracak vakti yok.” Tabii ki ev ödevini kendisi yapması gerektiği konusunda cümleler kuruyorum; ancak verdiğim ödev sayfasının yapılması “15” dakikayı geçmez. Peki çocuklarınıza ayıracak 15 dakikanız yok mu? Eminim ki vardır. Çünkü aslında yaptığımız şey zaman ayırmak değil; zamanı yaratmak…

            Ne kadar yoğun olursanız olun; sevdiklerinize zaman yaratın. Çocuğunuzun yanında olun; ilginizi ona hissettirin… Sevdiklerinizi, can dostlarınızı unutmayın; arayın; çünkü değerleri bulmak çok zordur… Sizi içten seven insanların elini sıkıca tutun; çünkü zaman; zor bulunan içten sevgiye destek verme zamanıdır… Ve tabi kendiniz; kendinizle baş başa kalmaya da zaman yaratın; çünkü siz değerlisiniz.

            Özetle; hayatınızda değerli olan her ne varsa, onlar için zaman yaratın. Bahaneleri bir kenara atıp, zaman sizi sevdiklerinizden ayırmadan, siz sevdiklerinize zaman ayırmayı, zaman yaratmayı ilke edinin. Bunu yaparken de içten isteyin. Çünkü içtenlikle yapılmayan her iş, değersizdir, rahatsız edicidir…

            Ve ben; değerli vaktinizden “iki dakikanızı” ayırıp, yazımı okuduğunuz için sizlere çok teşekkür ederim…

            Haa bu arada! Bir eğitimci olarak, kitap okumaya da zaman ayırırsanız sevinirim :)

            Sevgiyle, sevdiklerinizle kalın….

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM EKLE