21. yüzyılın yakıcı gerçeği: İklim mülteciliği

21. yüzyılın yakıcı gerçeği: İklim mülteciliği

Küresel ısınma nedeniyle iklim değişiklikleri yaşanırken, dünyada ortalama sıcaklık artıyor. Su kaynakları ve yağışların azalması nedeniyle yakın gelecekte yeni krizlerin yaşanması ihtimali, dünyanın öncelikli gündem maddeleri arasında. Su krizinin yanı sıra gıda kıtlığı tehlikesi üzerinde duruluyor. Tüm bu gelişmeler, yeni bir kavramın hayatımıza girmesine neden oluyor: İklim mülteciliği.
 "Mültecilik" ve "güvenlik" kavramları on yıllardır savaş, iç savaş, çatışma ve terör haberlerine konu olsa da, son dönemde çevresel sorunlar ve doğal afetler nedeniyle milyonlarca kişi yerlerinden edildi; savaş mültecilerine bir de iklim mültecileri eklendi. 
 Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) raporuna göre, 2008 yılından bu yana her yıl yaklaşık 21,5 milyon kişi sel, fırtına, kasırga ve aşırı kuraklık gibi hava şartları sebebiyle göç etmek zorunda kaldı.
İklim mülteciliği kavramı ilk kez 2013 senesinde Birleşmiş Milletler (BM) raporlarında geçti ancak oluşan nüfus hareketliliğine rağmen bu durum resmi olarak Mülteciler Sözleşmesi'nde tanınmadı. 1951 Cenevre Sözleşmesi; ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle mülteci durumuna düşen kişilerin durumunu kapsasa da iklim bu sebepler arasında yer almadı. Ocak 2020'de Birleşmiş Milletler (BM) Okyanusya ülkelerinden Kiribati'de yaşayan Ioane Teitiota'nın küresel ısınma nedeniyle deniz seviyesinin yükselmesiyle evinin sular altında kalma tehlikesine karşı Yeni Zelanda'ya iltica başvurusunu reddetse de gelecekte iklim krizi nedeniyle başka ülkelere sığınmak isteyen kişilerin ihtimaline dikkat çekti.
Dünyanın pek çok ülkesinde sıcaklık artıp yağış düşerken Güney Sudan'da yaşanan sel nedeniyle yaklaşık 1 milyon kişi evlerinden oldu. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Denizaşırı Kalkınma Enstitüsü tarafından 2017 yılında yayımlanan "İklim Değişikliği, Göç ve Yer Değiştirme" raporuna göre ise 2016'daki en büyük 10 göç hareketliliğinin nedeni iklim sebebi oldu. Uzmanlara göre, fosil yakıt kullanımının önüne geçmek, sera gazı salımını sıfıra indirmek, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek, aşırı tüketim ve israftan kaçınmak şart.
İsviçre merkezli "İç Göç İzleme Merkezi (IDCM)" tarafından yayımlanan rapora göre, yalnızca 2018 yılında 144 ülkeden 17,2 milyon kişi, doğal felaketler sebebiyle göç etmek zorunda kalırken, 2008-2018 yılları arasında bu sayı 265 milyona ulaştı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER